Dam─▒zl─▒k K─▒z─▒n ├ľyk├╝s├╝ / Margaret Atwood
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Eyl├╝l 2017

Dam─▒zl─▒k K─▒z─▒n ├ľyk├╝s├╝ Dam─▒zl─▒k K─▒z─▒n ├ľyk├╝s├╝’nden… Bir zamanlar spor salonu olan yerde uyurduk. Eskiden oynanan oyunlar i├žin ├žizilmi┼č ├žizgi ve daireleri ├╝st├╝nde bar─▒nd─▒ran cilal─▒ parkedendi zemin; basketbol a─člar─▒n─▒n ├žemberleri h├ól├ó yerli yerindeydi, ancak a─člar yoktu art─▒k. Salonu bir balkon ├ževreliyordu, seyirciler i├žin ve resimlerden bildi─čim kadar─▒yla, ├Ânceleri ke├že, sonralar─▒ mini-etekli, daha sonra pantolonlu, en sonunda da tek kulakta k├╝pe ve ye┼čil me├žli dimdik sa├žlar─▒yla izleyici k─▒zlardan gelen ho┼č sak─▒z ve parf├╝m kokusuyla kar─▒┼č─▒p insan─▒n burnuna ├žarpan keskin ter kokusunu duyabilece─čimi san─▒rd─▒m, ka├žk─▒n bir art-g├Âr├╝nt├╝ gibi. Balolar da yap─▒l─▒rd─▒ orada; m├╝zik can ├žeki┼čirdi: duyulmayan bir ses par┼č├Âmeni gibi, bi├žem bi├žem ├╝st├╝ne, alttan alta gelen davul sesleri, ├╝mitsiz bir feryat; ince ka─č─▒t ├ži├žeklerden yap─▒lm─▒┼č ├želenkler; kartondan ┼čeytan maskeleri; d├Âner bir cam top, ─▒┼č─▒ktan bir kar serpi┼čtirirdi dans├ž─▒lar─▒n ├╝st├╝ne. Ge├žmi┼čte kalm─▒┼č bir cinsellik vard─▒ odada ve yaln─▒zl─▒k ve beklenti, bi├žimi ya da ismi olmayan bir ┼čeyin. Park yerinde ya da inip kalkan bedenlerin ├ťzerinde sadece resimlerin titre┼čti─či sessiz televizyon odas─▒nda, s─▒rt─▒n en dar yerinde ya da d─▒┼č─▒nda, orada ve o zaman ├╝st├╝m├╝zde olan eller gibi her zaman de─či┼čen ve hemen oluverecek bir ┼čey i├žin duydu─čumuz o ├Âzlemi hat─▒rl─▒yorum. Gelece─če de ├Âzlem duyard─▒k. Nas─▒l edindik bunu, bu doymazl─▒k yetene─čini? Havadayd─▒; konu┼čmam─▒z─▒ olanaks─▒z k─▒lan aral─▒klarla…

Antilop ve Flurya / Margaret Atwood
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Eyl├╝l 2017

Antilop ve Flurya Antilop ve Flurya’dan… Kar Adam─▒ ┼čafaktan ├Ânce uyan─▒yor. Hareketsiz yat─▒yor, ├že┼čitli engellere vuran dalgalar─▒n sesini dinliyor: H─▒┼č┼č┼č, h─▒┼č┼č┼č, nab─▒z gibi. H├ól├ó uykuda oldu─čuna inanmay─▒ ├Âyle istiyor ki. Do─ču ufkunda sis var. G├╝l rengi, ├Âl├╝mc├╝l bir par─▒lt─▒yla ayd─▒nlan─▒yor. O rengin h├ól├ó zarif g├Âr├╝nmesi ne tuhaf. Pembe ve soluk mavi lag├╝nde, ─▒┼č─▒─ča kar┼č─▒ kara siluetler halinde y├╝k┬şselen kuleler ger├žekd─▒┼č─▒ g├Âr├╝n├╝yor. Orada yuva yapm─▒┼č ku┼čla┬şr─▒n ├ž─▒─čl─▒klar─▒ ve pasl─▒ araba par├žalar─▒ndan, tu─člalardan ve ├ž├Âplerden olu┼čma yapay kayal─▒klara vuran okyanus dalgalar─▒┬şn─▒n uzaktan gelen sesleri, tatil g├╝n├╝ trafi─činin g├╝r├╝lt├╝s├╝n├╝ and─▒r─▒yor. Kar Adam─▒ al─▒┼čkanl─▒ktan saatine bak─▒yor. Paslanmaz ├že┬şlikten yap─▒lma, parlak al├╝minyum kay─▒┼čl─▒ bir saat. Art─▒k ├žal─▒┼č┬şmasa da h├ól├ó g─▒c─▒r g─▒c─▒r. Art─▒k saatini yaln─▒zca t─▒ls─▒m olarak kullan─▒yor, sahip oldu─ču tek t─▒ls─▒m. Saati ona bo┼č bir y├╝z g├Âs┬şteriyor o kadar: S─▒f─▒r saati. Saati bilememek deh┼čete kap─▒lma┬şs─▒na yol a├ž─▒yor. Hi├ž kimse, hi├žbir yerde saati bilmiyor. ÔÇťSakin olÔÇŁ diyor kendine. Birka├ž derin soluk ald─▒ktan sonra sinek ─▒s─▒r─▒klar─▒n─▒ ka┼č─▒yor. En ├žok ka┼č─▒nan yerlerin yal┬şn─▒zca etraf─▒n─▒ ka┼č─▒maya, kabuklar─▒n─▒ yolmamaya ├Âzen g├Âsteri┬şyor. Kan─▒n─▒n zehirlenmesini istemiyor. A┼ča─č─▒, etrafta vah┼či hayvan olup olmad─▒─č─▒na bak─▒yor. Ortal─▒k dingin. Ne pul g├Â┬şr├╝yor ne kuyruk. Sol elini, sa─č aya─č─▒n─▒, sa─č elini, sol aya─č─▒n─▒ kullanarak a─ča├žtan iniyor. ├ťst├╝n├╝ dal ve yapraklardan temiz┬şledikten sonra, kirli ├žar┼čaf─▒n─▒ s─▒rt─▒na pelerin gibi…

Ademden ├ľnceki Ya┼čam / Margaret Atwood
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Eyl├╝l 2017

Ademden ├ľnceki Ya┼čam Ademden ├ľnceki Ya┼čam’dan… Nas─▒l ya┼čamal─▒y─▒m, bilmiyorum. Herkes nas─▒l ya┼čamal─▒, bilmiyorum. B├╝t├╝n bildi─čim, nas─▒l ya┼čad─▒─č─▒m. Kabu─ču ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č bir salyangoz gibi ya┼č─▒yorum. Bu da para kazanmak i├žin iyi bir yol de─čil. O kabu─ču geri istiyorum, onu olu┼čturmam yeterince uzun zaman ald─▒ zaten. Her neredeysen, o senin yan─▒nda, biliyorum. Sen kabu─ču ├ž─▒karmakta ustayd─▒n. Pullu bir elbise gibi bir kabuk istiyorum; g├╝m├╝┼č paralardan, dolarlardan yap─▒lm─▒┼č olmal─▒. Bunlar bir armadillonun pullar─▒ gibi ├╝st ├╝ste dikilmeli. Bir Frans─▒z tren├žkotu gibi de su ge├žirmez olmal─▒. Ke┼čke seni d├╝┼č├╝nmeden durabilsem. Beni etkilemek istedin. Ama etkilenmedim i┼čte, tiksindim. Yapt─▒─č─▒n i─čren├ž bir ┼čeydi; ├žocuk├ža, aptalca bir ┼čey. Bir kriz, bir oyuncak bebe─či par├žalamak gibi bir ┼čey. Ne var ki, par├žalad─▒─č─▒n kendi kafand─▒, kendi bedenindi. Yatakta o bedenin yan─▒mda olmad─▒─č─▒n─▒ hissetmeden bir daha bir yandan ├Âb├╝r yana d├Ânmeyece─čimden emin olmak, kesinkes emin olmak istedin. O bedenin orada olmad─▒─č─▒n─▒, ama kesilmi┼č bir bacak gibi, h├ól├ó dokunulabilir oldu─čunu bileyim istedin. Kesilip at─▒lm─▒┼č ama yeri h├ól├ó ac─▒yor. A─člamam─▒, yas tutmam─▒, elimde kara kenarl─▒ bir mendille sallanan bir koltu─ča oturmam─▒, g├Âzlerimden ya┼č de─čil kan d├Âkmemi istedin. Ama ben a─člam─▒yorum, ├Âfkeliyim yaln─▒zca. O kadar ├Âfkeliyim ki, bu i┼či zaten kendin yapmam─▒┼č olsayd─▒n, ben seni ├Âld├╝rebilirdim. Elizabeth s─▒rt├╝st├╝ yat─▒yor, elbisesi s─▒rt─▒nda ama ├╝t├╝s├╝ bozulmam─▒┼č….