Obi Wan Kenobi / Ryder Windham
Bilimkurgu / 10 Ağustos 2018

Obi Wan Kenobi Obi Wan Kenobi’den… Jedi Tarikatı, Ilum’u kasıtlı olarak tüm yıldız haritalarından yüzyıllar önce silmiş olsa da hemen her acemi Jedi; Bilinmeyen Bölge’deki bu gizli ve kutsal gezegene gitmeyi hayal ederdi. Bunun nedeni kuşaklar boyunca tüm Jedi’ların ışın kılıçlarına güç vermek için kullanacakları kristalleri bu gezegenden topluyor olmalarıydı; bazı Jedi’lar tüm galakside Ilum kristallerinin üzerine olmadığını söylerlerdi. Ilum’da bir ışın kılıcı yapmak bir Jedi çırağı için en zorlu sınavlardan biri değildi ama Obi-Wan’a göre bu onun bir Jedi Şövalyesi olduğunun ispatı olacaktı. Eğer Jedi olmanın kıymetini bilecek birisi varsa o da şüphesiz Obi-Wan’dı. Bir yıldan kısa süre önce, on üçüncü yaş gününe sadece birkaç hafta kala, artık hiçbir Jedi Şövalyesi ya da Üstadı’nın onu çırak olarak seçmeyeceğini düşünüyordu. Ama o günler gerilerde kalmıştı. Jedi Şövalyesi Qui-Gon Jinn, Üstat Yoda’nın da teşvikiyle, Obi-Wan’ı Padawan’ı olarak kabul etmişti. Zaten parlak olmayan başlangıçları Obi-Wan’ın, pişman olmasının uzun sürmeyeceği bir karar alarak, kısa süre için de olsa Melida/Daam gezegenindeki isyana katılmak için Jedi Tarikatı’nı terk etmesiyle iyice sarpa sarmıştı. Qui-Gon onu affetmiş ve geri dönmesini kabul etmişti ama aralarındaki tedirginlik varlığını korumaya devam etti. Yine de, tüm anlaşmazlık ve çatışmalarına rağmen, aralarında bir bağ kurulmuş ve ikisinde de bu bağın zaman içinde…

Darth Vader Yükselişi ve Düşüşü / Ryder Windham
Bilimkurgu / 10 Ağustos 2018

Darth Vader Yükselişi ve Düşüşü Darth Vader Yükselişi ve Düşüşü’nden… Anakin Skywalker rüya görüyordu. Rüyasında büyümüştü ama erkek olması için hâlâ yıllar geçmesi gerekirdi. Küçük bir repulsorlift aracının açık kokpitinin içindeydi ve yüsek hızda kayalık bir arazinin üzerinde yol alıyordu. Aracın önündeki paralel bir çift motor, gövdeye iki güçlü kabloyla bağlıydı ve motorlar arasındaki boşlukta sürekli elektrik deşarjı oluyordu. Anakin’in hiç böyle bir aracı olmamıştı ama nasıl olmuşsa kullanmayı biliyordu. Güç levyesini ileri itip derin bir vadiye dalarken şöyle düşündü, “Ben bir pilotum!” Yalnız değildi. Vadide hemen önünde benzer araçlar gidiyordu ve kayalardan yankılanan motorlarının gürültüsü kulakları sağır edecek kadar güçlüydü. Bu bir yarış! Korkusuz bir kararlılıkla Anakin hızı artırıp diğerlerini geçti. Gözünün ucuyla yarıştığı rakiplerine baktı. Çoğu hiç bilmediği yabancılardı ama hepsi de tetikteydi, kararlıydı ve elleri maharetliydi. Anakin daha önce farklı dünyaları hayal etmişti ama burası gibi yerleri hiç düşünmemişti. Vadiden çıkan yarışçılar, Anakin önde olarak, geniş ve düz bir çöle girdiler. İki güneş gökyüzünde parlıyordu, kum öyle ısınmıştı ki yerden yükselen ısı, ilerideki kayaların gezegen yüzeyinde dalgalanıyormuş gibi görünmelerine neden oluyordu. İleride tıklım tıklım tribünlerle ve kubbeli kulelerle çevrili geniş bir alan gördü. Bitiş çizgisi oradaydı. Kontrolleri daha sıkıca kavradı ve “Kazanacağım!” diye geçirdi içinden. Aniden sol…

Luke Skywalker / Ryder Windham
Bilimkurgu / 9 Ağustos 2018

Luke Skywalker Luke Skywalker’dan… Luke Skywalker’ın kendisini birisinin izlediğini hissettiği ilk günün üzerinden uzun zaman geçmişti, en azından birkaç yıl. Şimdi yeniden hissediyordu. Ayağa fırladı ve etrafına bakındı. Geceleyin kuma serdiği battaniyenin üzerine uzanmış gökyüzünü seyrediyordu. Şu anda huzur hariç herşeye sahipti. Evine doğru baktı. Amcasının onun yanına gelebileceğini ummuştu ama bulunduğu yerle rutubet çiftliğinin etrafını saran güvenlik sensörlerinin yanıp sönen ışıkları arasında herhangi bir hareket belirtisi yoktu. Tatooine’deki herhangi bir yedi yaşındaki çocuğun bileceği gibi, değil sadece geceleyin, günün herhangi bir saatinde evden fazla uzaklaşmak çok tehlikeli olabilirdi. Gizli çukurlar ve ani kum fırtınaları en az kendisine yiyecek arayan canlılar kadar öldürücü olabilirdi. Womp sıçanları sürüler halinde dolaşırlardı ve insan vücudunu kolayca parçalayacak diş ve pençelere sahiptiler. Büyük krayt ejderleri Jundland Wastes’in dağ ve kanyonlarında kol gezerlerdi. Hepsinden kötüsü de Tusken Yağmacıları olarak bilinen ve belli bir neden olmadan saldırıp öldürebilen Kum Adamlarıydı. Luke amcasının pek çok kez şöyle dediğini duymuştu, “Tatooine’de seni sıcak öldürmese bile öldürecek birşey mutlaka çıkar.” Luke kendisini görünmez bir varlığın izlediğini hissettiği diğer zamanları hatırladı. Yengesi Beru’nun da bundan haberi vardı çünkü dört yaşındayken bunu ona kendisi söylemişti. Hem nasıl anlatacağını bilmediğinden hem de onu daha fazla üzmek istemediğinden dolayı ona asıl söylemediği şey…