Y─▒ld─▒z G├╝ncesi / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Y─▒ld─▒z G├╝ncesi Y─▒ld─▒z G├╝ncesi’nden… Bir pazartesi g├╝n├╝yd├╝, nisan─▒n ikisi. Betelgeuse yak─▒nlar─▒nda yol al─▒rken, bir bezelyeden daha b├╝y├╝k olmayan bir g├Âkta┼č─▒ d─▒┼č kaplamay─▒ deldi, motor reg├╝lat├Âr├╝n├╝ ve d├╝menin bir k─▒sm─▒n─▒ par├žalad─▒, bunun sonucunda roket manevra yetene─čini yitirdi. Uzay giysimi giydim, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒m ve mekanizmay─▒ onarmaya ├žal─▒┼čt─▒m, ama yedek d├╝meni -onu yan─▒mda getirme ak─▒ll─▒l─▒─č─▒n─▒ g├Âstermi┼čtim- birisinin yard─▒m─▒ olmaks─▒z─▒n takman─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m. ─░malat├ž─▒lar roketi o kadar salak├ža tasarlam─▒┼člard─▒ ki, bir ki┼činin ingiliz anahtar─▒yla c─▒vatan─▒n kafas─▒n─▒ sabit tutmas─▒, di─čerinin de somunu s─▒k─▒┼čt─▒rmas─▒ gerekiyordu. ─░lk ba┼čta bunun fark─▒na varmad─▒m ve aya─č─▒mla ingiliz anahtar─▒n─▒ tutmaya ├žal─▒┼čarak, iki elimi de di─čer ucunda somunu s─▒k─▒┼čt─▒rmak i├žin kullanarak saatler harcad─▒m. Fakat bir sonu├ž alamad─▒m, ├╝stelik ├Â─čle yeme─čini de ka├ž─▒rd─▒m. En sonunda neredeyse ba┼čaracakt─▒m ki, ingiliz anahtar─▒ aya─č─▒m─▒n alt─▒ndan f─▒rlad─▒ ve uzaya u├žup gitti. B├Âylece bir ┼čey elde edememekle kalmay─▒p, de─čerli bir aletten oldum. ├çaresiz bir ┼čekilde, ingiliz anahtar─▒n─▒n y─▒ld─▒zl─▒ g├Âky├╝z├╝ne kar┼č─▒ git gide k├╝├ž├╝lerek u├žup gidi┼čini izledim. Bir s├╝re sonra ingiliz anahtar─▒ uzun bir elips ├žizerek geri geldi; art─▒k roketin bir uydusu olmu┼čtu, ama hi├žbir zaman onu yakalayabilece─čim kadar yakla┼čmad─▒. ─░├žeri girdim ve sade bir ak┼čam yeme─či yemek ├╝zere oturdum, bir taraftan da kendimi bu aptalca durumdan en iyi nas─▒l kurtaraca─č─▒m─▒ d├╝┼č├╝n├╝yordum. Bu arada gemi dosdo─čru u├žmaya devam…

Yenilmez / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Yenilmez Yenilmez’den… ÔÇťYenilmezÔÇŁ, a─č─▒r s─▒n─▒ftan bir uzay kruvaz├Âr├╝, Lir tak─▒my─▒ld─▒z─▒ndaki filo ├╝ss├╝n├╝n emrindeki en b├╝y├╝k gemiydi ve y─▒ld─▒z tak─▒m─▒n─▒n d─▒┼č ├žeyre─činde, foton itkisiyle yol almaktayd─▒. Seksen ├╝├ž ki┼čilik m├╝rettebat─▒, merkez g├╝vertenin t├╝nel hibernat├Âr├╝nde uyuyordu. U├žu┼č mesafesi g├Ârece k─▒sa oldu─čundan tam hibernasyona1┬ágerek g├Âr├╝lmemi┼č, beden s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n on derecenin alt─▒na d├╝┼čmedi─či derin uykuya ba┼čvurulmu┼čtu sadece. Kumanda merkezinde yaln─▒z otomatlar ├žal─▒┼č─▒yordu. Y├Ânelim ayg─▒t─▒n─▒n koordinat ├žizgileri, s─▒radan bir k─▒rm─▒z─▒ c├╝ce y─▒ld─▒zdan daha s─▒cak olmayan bir g├╝ne┼čin yuvarla─č─▒n─▒ ortal─▒yordu. G├╝ne┼č yar─▒m ekran geni┼čli─čini doldurmaya ba┼člad─▒─č─▒nda, motorlardaki anhilasyon2┬ákesildi. Bir s├╝re t├╝m uzay gemisi ├Âl├╝ sessizli─či i├žindeydi. Klima cihazlar─▒ ve bilgisayarlar sessizce ├žal─▒┼č─▒yordu. O zamana kadar geminin k─▒├ž─▒ndan yay─▒lmakta olan ve uzay gemisini karanl─▒k bir ├Ârt├╝n├╝n i├žinde gizli, sonsuz uzunluktaki bir k├╝rek gibi ileriye itmi┼č olan foton ─▒┼č─▒n─▒n─▒n yaratt─▒─č─▒ hafif titre┼čim sona ermi┼čti. ÔÇťYenilmezÔÇŁ neredeyse h├ól├ó ─▒┼č─▒k h─▒z─▒nda, at─▒l, sa─č─▒r ve her t├╝rl├╝ g├Âr├╝n├╝r hayat belirtisinden yoksun, ilerlemeye devam ediyordu. Merkez ekranda g├Âr├╝nen g├╝ne┼čin ─▒rak, k─▒z─▒l─▒ms─▒ ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n ├╝zerinde yans─▒malar yapt─▒─č─▒ kumanda panolar─▒nda, ─▒┼č─▒klar adeta birbirlerine g├Âz k─▒rp─▒yordu. Manyetik bantlar d├Ânmeye ba┼člad─▒, program ┼čeritleri birtak─▒m ayg─▒tlar─▒n veri giri┼či haznelerine do─čru usulca akt─▒, devre anahtarlar─▒ k─▒v─▒lc─▒mlar sa├žt─▒ ve elektrik ak─▒m─▒ kimsenin duymad─▒─č─▒ bir v─▒z─▒lt─▒ ├ž─▒kararak kablolara doldu. ├çoktan kuruyup kalm─▒┼č gres ya─č─▒ kal─▒nt─▒lar─▒n─▒n direncini yenen elektrik motorlar─▒ derin bir u─čultuyla…

Soru┼čturma / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Soru┼čturma Soru┼čturma’dan… HER katta ritmik tang─▒rt─▒lar ├ž─▒karan antika asans├Âr, oyma ├ži├žeklerle s├╝sl├╝ cam kap─▒lardan ge├žip yukar─▒ya ├ž─▒kt─▒. Durdu. ─░├žinden inen d├Ârt adam, koridor boyunca ilerleyerek, deri kapl─▒ ├žift kap─▒ya do─čru y├╝r├╝d├╝. Kap─▒lar art arda a├ž─▒ld─▒. Odan─▒n giri┼činde ayakta duran birisi, ÔÇťBu taraftan, beyler,ÔÇŁ diyerek eliyle i┼čaret etti. Gregory, doktorun hemen arkas─▒ndan, i├žeriye giren son ki┼či oldu. Ayd─▒nl─▒k, koridorun yan─▒nda, oda karanl─▒k gibiydi. Pencereden d─▒┼čardaki sisin i├žinde bir a─čac─▒n ├ž─▒plak dallar─▒ g├Âr├╝n├╝yordu. Ba┼čm├╝fetti┼č, ├ževresi al├žak bir parmakl─▒kla s├╝slenmi┼č, y├╝ksek ve koyu renkli bir ├žal─▒┼čma masas─▒nda oturuyordu. Cilal─▒ tahta ├╝zerinde iki telefon, bir haberle┼čme cihaz─▒, adam─▒n piposu ve g├Âzl├╝─č├╝ ile k├╝├ž├╝k bir g├╝deri par├žas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey yoktu. Odan─▒n yan taraf─▒nda kuma┼č kapl─▒ bir koltu─ča oturan Gregory, masan─▒n arkas─▒ndaki duvara as─▒lm─▒┼č k├╝├ž├╝k bir portreden. Krali├že VictoriaÔÇÖn─▒n kendilerini s├╝zd├╝─č├╝n├╝ far ketti. Ba┼čm├╝fetti┼č, sanki onlar─▒ say─▒yormu┼č veya y├╝zlerini ezberlemeye ├žal─▒┼č─▒yormu┼č gibi, her birine tek tek bakt─▒. Yan duvarlar─▒n biri, G├╝ney ─░ngiltereÔÇÖnin ├žok b├╝y├╝k bir haritas─▒yla kaplanm─▒┼čt─▒; onun kar┼č─▒s─▒ndaki duvarda ise, ├╝zerinde kitaplar─▒n dizili oldu─ču koyu renkli bir raf vard─▒. Ba┼čm├╝fetti┼č en sonunda, ÔÇťBeyler,ÔÇŁ diye s├Âze ba┼člad─▒, ÔÇťbu olay─▒ b├╝t├╝n ayr─▒nt─▒lar─▒yla ele almak istiyorum. Resmi kay─▒tlar tek bilgi kayna─č─▒m oldu─čuna g├Âre, k─▒sa bir ├Âzetle i┼če ba┼člasak iyi olacak san─▒r─▒m. Farquart, senden ba┼člayal─▒m istersen.ÔÇŁ ÔÇťBa┼č ├╝st├╝ne,…

Solaris / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

Solaris Solaris’ten… Gemi saatiyle 19.00ÔÇÖda PrometheusÔÇÖun f─▒rlatma b├Âlmesine gittim. Ba┼čl─▒─č─▒n ├ževresindekiler yana ├žekilerek yol verdi, kollar─▒mdan g├╝├ž alarak kendimi a┼ča─č─▒ya, kaps├╝le b─▒rakt─▒m. Darac─▒k yolcu b├Âlmesinde k─▒p─▒rdayacak yer yoktu. Uzay giysimin ├╝st├╝ndeki muslu─ča hortumu yerle┼čtirdim, giysim ┼či┼čiverdi. Art─▒k hi├ž k─▒m─▒ldayamaz durumdayd─▒m. ┼×i┼čme giysime g├Âm├╝lm├╝┼č, geminin madeni g├Âvdesine boynumdan ba─čl─▒, ayaktayd─▒m s├Âzde. Asl─▒nda orac─▒─ča as─▒l─▒yd─▒m. G├Âzlerimi yukar─▒ kald─▒rd─▒m. Saydam g├Âlgeli─čin ├Âtesinde g├Ârebildi─čim, p├╝r├╝zs├╝z, perdahlanm─▒┼č bir duvar ve daha yukar─▒da da ModdardÔÇÖ─▒n bana do─čru e─čilen ba┼č─▒yd─▒. Moddard yok oldu, birden karanl─▒─ča g├Âm├╝ld├╝m: A─č─▒r koruyucu kapak yerine oturmu┼čtu. Vidalar─▒ ├ževiren elektrik motorlar─▒n─▒n v─▒nlay─▒┼č─▒ sekiz kez yinelendi, ard─▒ndan amortis├Ârlerin t─▒slamas─▒ geldi. G├Âzlerim karanl─▒─ča al─▒┼čt─▒k├ža, t├╝m├╝yle otomatik kumandal─▒ ara├žtaki biricik kadran─▒n ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ yuvarla─č─▒n─▒ se├žebiliyordum. Kulaklar─▒mdaki al─▒c─▒da bir ses yank─▒land─▒: ÔÇśHaz─▒r m─▒s─▒n Kelvin?ÔÇÖ ÔÇśHaz─▒r─▒m Moddard,ÔÇÖ diye yan─▒tlad─▒m. ÔÇśHi├žbir ┼čeye kafan─▒ takma. istasyon seni u├žu┼č halindeyken kap─▒p indirecek ─░yi yolculuklar! Bir g─▒c─▒rt─▒ geldi, kaps├╝l salland─▒. ─░stemeden kaslar─▒m gerildi, ama ba┼čka ne ses ├ž─▒kt─▒ ne de bir hareket oldu. ÔÇśKalk─▒┼č ne zaman?ÔÇÖ S├Âzc├╝kleri s─▒ralad─▒─č─▒m anda ince kum serpili┼č─▒ne benzer bir h─▒┼čm─▒ sezdim. ÔÇśYola ├ž─▒kt─▒n bile Kelvin. Bol ┼čans!ÔÇÖ ModelardÔÇÖ─▒n sesi deminki gibi yak─▒nd─▒. G├Âz├╝m├╝n hizas─▒nda geni┼č bir yar─▒k a├ž─▒ld─▒. Y─▒ld─▒zlar─▒ g├Ârebiliyordum. PrometheusÔÇÖun y├Âr├╝ngesi Saka tak─▒my─▒ld─▒z─▒n─▒n Alfa b├Âlgesindeydi. Bunu d├╝┼č├╝n├╝p y├Ân├╝m├╝ saptamak i├žin bo┼čuna kafa yordum, par─▒lt─▒l─▒ bir toz bulutu…

├ľl├╝ml├╝ Makineler / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

├ľl├╝ml├╝ Makineler ├ľl├╝ml├╝ Makineler’den… Bir zamanlar hi├ž yorulmadan g├Âr├╝lmedik aletler tasarlay─▒p ola─čan├╝st├╝ makineler yapan bir mucit ya┼čard─▒. Bu mucit kendisine, tatl─▒ bir sesle ┼čak─▒yan k├╝├ž├╝k m├╝ k├╝├ž├╝k dijital bir ayg─▒t yapm─▒┼č, ad─▒n─▒ da ÔÇťku┼čÔÇŁ koymu┼čtu. Simge olarak kendisine kara bir y├╝rek se├žmi┼čti, elinden ge├žen her bir atom bu damgay─▒ ta┼č─▒yordu, ├Âyle ki sonralar─▒ atom yelpazelerinin aras─▒nda titre┼čen kartlara rastlayan bilim adamlar─▒ adeta b├╝y├╝lenmi┼člerdi. B├╝y├╝kl├╝ k├╝├ž├╝kl├╝ bir├žok yararl─▒ makine yapm─▒┼čt─▒ bu mucit, ta ki ya┼čam ile ├Âl├╝m├╝ birle┼čtirip imk├óns─▒z─▒ ba┼čarmak gibi ak─▒l almaz bir fikre kap─▒lana kadar. Sudan ak─▒ll─▒ varl─▒klar yapacakt─▒; ama hay─▒r, ilk anda akl─▒n─▒za gelmi┼č olabilece─činin tersine, canavarca varl─▒klar meydana getirmek de─čildi niyeti. Yumu┼čak ve ─▒slak bedenler ge├žmiyordu akl─▒ndan; bunun d├╝┼č├╝ncesinden bile en az bizler kadar nefret ediyordu. Onun istedi─či ger├žekten g├╝zel ve ak─▒ll─▒ varl─▒klar yaratmakt─▒, bu nedenle kristal olmal─▒yd─▒lar. B├╝t├╝n g├╝ne┼člerden alabildi─čine uzak bir gezegen se├žti mucit, bu gezegenin donmu┼č okyanusundan buzda─člar─▒ kesti ve bu buzda─člar─▒n─▒ oyarak Buzadamlar─▒ yaratt─▒. Onlara bu ad─▒ vermi┼čti, ├ž├╝nk├╝ ancak dondurucu so─čuklarda, g├╝ne┼čsiz diyarlarda var olabiliyorlard─▒. ├çok ge├žmeden kendilerine buzdan ┼čehirler ve saraylar in┼ča eden Buzadamlar, ─▒s─▒ ya┼čamlar─▒n─▒ tehdit etti─či i├žin, yerle┼čimlerini kocaman saydam teknelerde toplad─▒klar─▒ kutup ─▒┼č─▒klar─▒yla ayd─▒nlat─▒yorlard─▒. ─░├žlerinde di─čerlerinden daha ├Ânemli olanlar daha ├žok kutup ─▒┼č─▒─č─▒na sahipti; limon sar─▒s─▒ ve g├╝m├╝┼č…

K├╝vette Bulunan G├╝nce / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

K├╝vette Bulunan G├╝nce K├╝vette Bulunan G├╝nce’den… NeojenÔÇÖden NotlarÔÇŁ, D├╝nyaÔÇÖmn eski ge├žmi┼činden kalan tart─▒┼čmas─▒z en de─čerli kal─▒nt─▒lardan biridir; Kaotik├Âncesi d├Âneme ├žok yak─▒n, B├╝y├╝k ├ç├Âk├╝┼čÔÇÖten hemen ├Ânceki o gerileme d├Ânemine kadar gider. Erken NeojenÔÇÖin uygarl─▒klar─▒ ile Asur, M─▒s─▒r ve YunanÔÇÖ─▒n ├Ânc├╝ k├╝lt├╝rleri hakk─▒nda, pale-oatomik ve temel astro-y├Ân tayini g├╝nlerine ait uygarl─▒klarla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, ├žok daha fazla ┼čey bilmemiz ger├žekten de bir paradokstur. Bu arkaik k├╝lt├╝rler artlar─▒nda kemikten, ta┼čtan, kaya─čan ta┼č─▒ndan ve bronzdan kal─▒c─▒ an─▒tlar b─▒rakm─▒┼čken, Orta ve Ge├ž Neojen d├Ânemlerinde bilgiyi kaydetmenin ve saklaman─▒n neredeyse tek yolu┬ápapir┬ádenilen bir maddeydi. Papir, sel├╝lozun t├╝revi olan beyazca, gev┼ček├že bir maddeydi; silindirler ┼čeklinde sar─▒l─▒r, dikd├Ârtgen tabakalar halinde kesilirdi. Her t├╝r bilgi koyu renkli bir zemin boyas─▒yla ├╝st├╝ne kaz─▒n─▒r, daha sonra da tabakalar dizilip ├Âzel bir y├Ântemle dikilirdi. Birka├ž hafta gibi bir s├╝rede y├╝zy─▒llar─▒n k├╝lt├╝rel kazan─▒m-lar─▒n─▒ tamam─▒yla yerle bir eden b├╝y├╝k faciaya, yani B├╝y├╝k ├ç├Âk├╝┼čÔÇÖe neyin sebep oldu─čunu anlamak i├žin ├╝├ž bin y─▒l geriye gitmemiz gerekir. O g├╝nlerde hen├╝z metamnestik ve veri kristalle┼čtirme y├Ântemleri yoktu. ┼×u anda bellekranlar─▒m─▒-z─▒n ve bilgicilerimizin ├╝stlendi─či i┼člevleri o zamanlar papir y├╝r├╝t├╝yordu. Tabii do─čru; yapay bellek ba┼člang─▒├ž a┼čamala-r─▒ndayd─▒ o s─▒ralar; ama bunlar ├žok b├╝y├╝k, hantal makina-lard─▒; i┼čletimleri ve bak─▒mlar─▒ sorunluydu; ├žok s─▒n─▒rl─▒ ve dar bir alanda kullan─▒l─▒yorlard─▒. Bu makinalarm ad─▒ ÔÇťelektronik beyinÔÇŁdi; ancak tarihsel…

K├Âr Talih / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

K├Âr Talih K├Âr Talih’ten… Sonuncu g├╝n hepsinden daha uzun ve gergin ge├žti. Sinirli veya korkmu┼č oldu─čum i├žin de─čil; ├Âyle olmam i├žin bir neden yoktu. Kendimi, ├že┼čitli dillerin konu┼čuldu─ču bir kalabal─▒─č─▒n ortas─▒nda, ├žok yaln─▒z hissediyordum. Kimsenin bana ald─▒rd─▒─č─▒ yoktu; eskordan─▒n bile ortada g├Âr├╝nm├╝yordu. Zaten hi├ž tan─▒mad─▒─č─▒m ki┼čilerdi. Bir g├╝n sonra sahte kimli─čimden kurtulaca─č─▒m─▒ bilmek ger├žekte beni rahatlat─▒yor olmal─▒yd─▒. Zira, bir an i├žin bile, Adams’─▒n pijamas─▒yla uyumakla, makinesiyle t─▒ra┼č olmakla ve k├Ârfezde dola┼čm─▒┼č oldu─ču yerlere gitmekle, kaderi ayartaca─č─▒ma inanmam─▒┼čt─▒m. Yol boyunca bir pusu kurulmas─▒n─▒ da beklemiyordum -adama otoyolda hi├žbir zarar gelmemi┼čti- Roma’da ge├žirece─čim tek gece boyunca ise, ├Âzel koruma alt─▒nda olacakt─▒m. Sadece bu i┼čin bitmesi i├žin sab─▒rs─▒zl─▒k i├žindeydim, b├Âyle dedim kendi kendime, hem zaten art─▒k g├Ârevin fiyasko ile sonu├žland─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒. Kendime daha bir s├╝r├╝ akl─▒ ba┼č─▒nda ┼čey s├Âyledim, fakat b├╝t├╝n bunlar g├╝nl├╝k program─▒m─▒ s├╝rekli aksatmam─▒ engellemedi. Kapl─▒cay─▒ ziyaretten sonra, Vesuvio oteline saat ├╝├ž sular─▒n da geri d├Ânmem gerekiyordu. Ne var ki, daha ikiyi yirmi ge├že otelin yolunu tutmu┼čtum, sanki beni oraya s├╝r├╝kleyen bir ┼čey vard─▒. Odamda bir ┼čey meydana gelmesine ihtimal yoktu, bu y├╝zden bir m├╝ddet sokakta a┼ča─č─▒ yukar─▒ y├╝r├╝d├╝m. Mahallenin her yerini biliyordum – k├Â┼čede bir berber d├╝kkan─▒, birka├ž kap─▒ a┼ča─č─▒da bir t├╝t├╝nc├╝ d├╝kkan─▒, bir seyahat acentas─▒, sonra geride, yan yana…

Gelecekbilim Kongresi / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 29 Eyl├╝l 2017

Gelecekbilim Kongresi Gelecekbilim Kongresi’nden… Sekizinci D├╝nya Gelecekbilim Kongresi Kosta Rika’da yap─▒ld─▒. Do─črusu Profes├Âr Tarantoga beni herkesin kongreye kat─▒lma─▒n─▒ bekledi─čine ikna etmese, Nounas’a asla gitmezdim. G├╝n├╝m├╝zde yap─▒lan uzay yolculuklar─▒n─▒n yery├╝z├╝ndeki sorunlardan ka├žman─▒n bir yolu oldu─čunu -├╝st├╝ne basa basa- s├Âyledi. Yani insan, olabilecek en k├Ât├╝ ┼čeylerin kendi yoklu─čunda ger├žekle┼čip sona ermesi umuduyla gidiyordu y─▒ld─▒zlara. ┼×u bizim gezegen yan─▒k bir patatesi and─▒r─▒yor mu diye defalarca -├Âzellikle de uzun bir seyahatten d├Ânerken- lombardan d─▒┼čar─▒ endi┼čeyle bakt─▒─č─▒m─▒ inkar edemezdim. Tarantago’yla hi├ž tart─▒┼čmaya girmeyip gelecekbilim konusunda uzman say─▒lamayaca─č─▒m─▒ belirtmekle yetindim. Bunun ├╝zerine Tarantoga, otomobil motorundan hemen hi├ž kimsenin pek bir ┼čey anlamad─▒─č─▒ ama ÔÇťBeyler ┼ču motordan anlayan var m─▒?ÔÇŁ ├ža─čr─▒s─▒na da kimsenin kay─▒ts─▒z kalmad─▒─č─▒ cevab─▒n─▒ verdi. Gelecekbilim Derne─či’nin y├Âneticilerinin bu y─▒lki toplant─▒ mekan─▒ olarak se├žtikleri Kosta Rika’da sadece n├╝fus patlamas─▒n─▒ denetim alt─▒nda tutman─▒n y├Ântemleri ele al─▒nacakt─▒. Kosta Rika hali haz─▒rda d├╝nyan─▒n en y├╝ksek demografik b├╝y├╝me oran─▒na sahip. G├╝ya ba┼čl─▒ ba┼č─▒na bu ger├žek yapaca─č─▒m─▒z tart─▒┼čmalardan i┼če yarar birtak─▒m sonu├žlara varmam─▒z─▒ sa─člayacakt─▒. Ger├ži b├╝t├╝n gelecekbilimcileri ve onlar─▒n iki kat─▒ say─▒daki gazetecileri bar─▒nd─▒rmaya m├╝sait yegane otelin Nounas’taki yeni Hilton olmas─▒na i┼čaret eden ve toplant─▒ya ku┼čkuyla bakanlar da vard─▒. Otel konferans esnas─▒nda t├╝m├╝yle y─▒k─▒ld─▒─č─▒na g├Âre, birinci s─▒n─▒f oldu─čunu s├Âylemenin reklama girmeyece─čini d├╝┼č├╝n├╝yorum. M├╝zmin bir sefa d├╝┼čk├╝n├╝n├╝n sarfetti─či bu s├Âzler ├Âzel…

─░nsan─▒n Bir Dakikas─▒ / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 29 Eyl├╝l 2017

─░nsan─▒n Bir Dakikas─▒ ─░nsan─▒n Bir Dakikas─▒ ‘ndan… Bu kitap, d├╝nyadaki t├╝m insanlar─▒n, bir dakikal─▒k s├╝re i├žinde ayn─▒ anda ne yapt─▒klar─▒ndan s├Âz etmektedir. Giri┼č, i┼čte b├Âyle ba┼čl─▒yor. Bu fikrin daha ├Ânce kimsenin akl─▒na gelmemi┼č olmas─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒. ─░lk ├ť├ž Dakika, Guinness Rekorlar Kitab─▒, Kozmolo─čun Bir An─▒ gibi kitaplardan sonra bu kitab─▒n yaz─▒lmas─▒ art─▒k farz olmu┼čtu; ├Âzellikle de ad─▒ ge├ženler, ├žok sat─▒lanlar aras─▒na girdikten sonra. (G├╝n├╝m├╝zde, kimsenin edinmek zorunda olmad─▒─č─▒, ama herkesin ├Âyle ya da b├Âyle sat─▒n ald─▒─č─▒ kitaplar kadar yay─▒mc─▒ ve yazarlar─▒ heyecanland─▒ran bir ┼čey yoktur.) Bu kitaplar─▒ g├Ârd├╝kten sonra yaz─▒lacak kitap kafamda canlanm─▒┼čt─▒. Fikir oradayd─▒, sadece yaz─▒lmay─▒ bekliyordu. Bu arada ┼ču ÔÇťJ. Johnson ve S. JohnsonÔÇŁ─▒n bir kan koca m─▒, iki karde┼č mi, yoksa bir takma ad m─▒ oldu─čunu bilmek ilgin├ž olurdu. Hatta ben onlar─▒n bir foto─čraf─▒n─▒ da g├Ârmek isterdim. Nedenini a├ž─▒klamak g├╝├ž; ancak, yazar─▒n g├Âr├╝nt├╝s├╝ kimi zaman kitab─▒ anlamak i├žin bir anahtar olu┼čturabilir. En az─▒ndan ben, b├Âyle bir durumla birka├ž kez kar┼č─▒ la┼čm─▒┼čt─▒m. S├Âzgelimi, bir metin al─▒┼č─▒ld─▒k, geleneksel ├žizgide de─čilse, okuma i┼či ├Âzel bir yakla┼č─▒m gerektirir. Yazar─▒n y├╝z├╝ de b├Âyle bir durumda pek ├žok ┼čeye ─▒┼č─▒k tutabilir. Bununla beraber benim tahminlerime g├Âre Johnsonlar diye birileri yok; ikinci Johnson’─▒n ├Ân├╝ndeki ‘S’ harfi de Samuel Johnson’a bir g├Ânderme. Her neyse, bunun da…

D├Ân├╝┼č├╝m Hastanesi / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 29 Eyl├╝l 2017

D├Ân├╝┼č├╝m Hastanesi D├Ân├╝┼č├╝m Hastanesi’nden… Tren Nieczawy’de k─▒sa bir s├╝re durdu. Stefan kalabal─▒─č─▒n i├žinden zar zor ge├žmi┼č ve tam d─▒┼čar─▒ya adam─▒┼čt─▒ ki, lokomotifin d├╝d├╝─č├╝ ├Âtt├╝ ve tekerlekler homurdanmaya ba┼člad─▒. Stefan bir saat boyunca inece─či dura─č─▒ ka├ž─▒rmaktan endi┼če etmi┼čti; bu sorun b├╝t├╝n di─čer sorunlar─▒n, hatta yolculu─čun amac─▒n─▒n bile ├Ân├╝ne ge├žmi┼čti. ┼×u anda, trenin s─▒k─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ndan sonra so─čuk ve temiz havay─▒ ci─čerlerine ├žekerken, g├Âzlerini g├╝ne┼če kar┼č─▒ k─▒sm─▒┼č, sarsak ad─▒mlarla y├╝r├╝yor, sanki derin bir uykudan s─▒├žrayarak uyanm─▒┼č gibi, kendini ayn─▒ anda hem ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ne kavu┼čmu┼č, hem de ├žaresiz hissediyordu. ┼×ubat─▒n son g├╝nlerinden biriydi ve g├Âky├╝z├╝ solgun kenarl─▒ a├ž─▒k renk bulutlarla yol yol ├Ârt├╝lm├╝┼čt├╝. Havan─▒n ─▒s─▒nmas─▒yla k─▒smen erimi┼č olan kar ├žukur yerlerde ve bo─čazlarda y─▒─č─▒lm─▒┼čt─▒, b├Âylece ├žal─▒ k├╝meleri ortaya ├ž─▒km─▒┼č, yol ├žamurla siyahla┼čm─▒┼č ve tepelerin killi yama├žlar─▒ ├ž─▒plak kalm─▒┼čt─▒. Bir zamanlar bembeyaz olan manzarada de─či┼čikli─čin habercisi olan karma┼ča ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Bu d├╝┼č├╝nce Stefan’─▒n dikkatsiz bir ad─▒m atmas─▒na neden oldu ve ayakkab─▒s─▒na su girdi. Tiksintiyle ├╝rperdi. Lokomotifin homurtusu Bierzyniec Tepeleri’nin ard─▒nda kayboluyordu; Stefan ├ževresinde c─▒rc─▒r b├Âce─činin sesine benzeyen ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ sesler duydu: Eriyen kar─▒n tekd├╝ze sesi. Reglan kollu y├╝nl├╝ paltosu, yumu┼čak s├╝et ┼čapkas─▒ ve al├žak topuklu ┼čehirli ayakkab─▒lar─▒yla uzan─▒p giden tepelere kar┼č─▒ ayk─▒r─▒ bir g├Âr├╝nt├╝ sergiledi─činin fark─▒ndayd─▒. K├Âye giden yol boyunca g├Âz al─▒c─▒ dereler dans edip parl─▒yordu. Bir ta┼čtan…

Aden / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 29 Eyl├╝l 2017

Aden Aden’den… YANLI┼× bir hesaplama y├╝z├╝nden gemi dikeye ├žok yak─▒n bir a├ž─▒yla dald─▒ ve kulaklar─▒ sa─č─▒r edici bir ├ž─▒─čl─▒kla atmosfere ├žarpt─▒. Adamlar ku┼četlerinde yatt─▒klar─▒ yerden damperlerin ezildi─čini duydular. ├ľn ekranlar alevleri g├Âsterdikten sonra karard─▒. Ba┼č taraftaki akkor gaz yast─▒─č─▒ d─▒┼č kameralar i├žin ├žok fazlayd─▒. Kontrol odas─▒ s─▒cak kau├žu─čun pis kokusuyla doldu. H─▒zdaki azalman─▒n etkisiyle adamlar ge├žici olarak g├Ârme ve duyma yeteneklerini yitirdiler. Son gelmi┼čti. Hi├ž kimse d├╝┼č├╝nemiyordu. Hi├ž kimsenin nefes almaya bile g├╝c├╝ yoktu. Solunumlar─▒n─▒, balon ┼či┼čirir gibi,’ oksipulsat├Ârler sa─čl─▒yordu. Az sonra g├╝mb├╝rt├╝ kesildi. Her iki tarafta alt─▒ tehlike lambas─▒ yanmaya devam etti. M├╝rettebat k─▒m─▒ldad─▒. ├çatlak kontrol tablosunun ├╝st├╝ndeki uyar─▒ sinyali k─▒rm─▒z─▒y─▒ g├Âsterdi. ─░zolasyon ve plexiglas par├žalar─▒ yerde s├╝r├╝nd├╝. Art─▒k g├╝r├╝lt├╝ yoktu, c─▒l─▒z bir ─▒sl─▒k d─▒┼č─▒nda. “Ne?!” diyebildi bo─čuk bir sesle Doktor, lastik a─č─▒zl─▒─č─▒n─▒ t├╝k├╝rd├╝kten sonra. Kaptan, “Yerlerinizde kal─▒n!” diye uyard─▒, zarar g├Ârmemi┼č tek ekrana bak─▒yordu. Gemi aniden bir takla att─▒; adeta dev bir k├╝t├╝kle ├╝zerine vurulmu┼čtu. Adamlar─▒ saran naylon a─č bir m├╝zik aletinin teli gibi t─▒ng─▒rdad─▒. Bir an i├žin her ┼čey havada tepetaklak as─▒l─▒ kald─▒, ard─▒ndan motor g├╝r├╝ldemeye ba┼člad─▒. Son darbeyi beklerken gerilen kaslar rahatlam─▒┼čt─▒. Gemi egzoz alevinin dikey kolonu ├╝zerinde yava┼č├ža al├žald─▒. Yard─▒mc─▒ g├╝├ž devresi yeniden umut verici bir ┼čekilde titre┼čmeye ba┼člad─▒. Bu, birka├ž dakika s├╝rd├╝. Ard─▒ndan duvarlar…