Alayc─▒ Ku┼č / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Alayc─▒ Ku┼č Alayc─▒ Ku┼č’tan… Ba┼č─▒m─▒ e─čdim ve ayakkab─▒lar─▒m─▒n y─▒pranm─▒┼č deri y├╝zeyini kaplayan ince k├╝l tabakas─▒na bakt─▒m. ─░┼čte tam buras─▒, bir zamanlar k─▒z karde┼čim Prim’le payla┼čt─▒─č─▒m─▒z yata─č─▒n durdu─ču yerdi. ┼×u tarafta mutfak masas─▒ vard─▒. Tamamen yerle bir olup bir k├Âm├╝r y─▒─č─▒n─▒na d├Ân├╝┼čen ┼č├Âminenin tu─člalar─▒, evin kalan k─▒sm─▒ i├žin bir nirengi noktas─▒ olmu┼čtu. Ba┼čka t├╝rl├╝ bu gri denizde yolumu nas─▒l bulabilirdim? 12. M─▒nt─▒ka’dan geriye neredeyse hi├žbir ┼čey kalmam─▒┼čt─▒. Bir ay kadar ├Ânce, Capitol’├╝n bomba ya─čmuru zavall─▒ maden i┼č├žilerinin Diki┼č’teki evlerini, ┼čehirdeki d├╝kk├ónlar─▒, hatta Adalet Binas─▒’n─▒ yerle bir etmi┼čti. Kendini bu yang─▒ndan kurtarmay─▒ ba┼čaran tek yer Galipler K├Ây├╝ olmu┼čtu. Nedenini tam olarak ben de bilmiyordum. Belki de Capitol’den i┼č i├žin buraya geleceklerin kalacak bir yerleri olsun istenmi┼čti. Raport├Ârler. Madenlerin durumunu de─čerlendirmek ├╝zere g├Ânderilmi┼č bir komite. Geri d├Ân├╝┼č yapan s─▒─č─▒nmac─▒lar─▒ kontrol etmeye gelmi┼č bir manga Bar─▒┼č Muhaf─▒z─▒. Ancak benden ba┼čka geri d├Ânen yoktu. Zaten ben de k─▒sa bir ziyaret i├žin gelmi┼čtim. 13. M─▒nt─▒ka’daki yetkililer geri d├Ânmeme ┼čiddetle kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼člard─▒. Beni korumak i├žin en az bir d├╝zine g├Âr├╝nmez hava arac─▒n─▒n ba┼č─▒m─▒n ├╝st├╝nde d├Ân├╝p durmas─▒ gerekece─čini ve ortada ele ge├žirilecek yeni bir istihbarat olmad─▒─č─▒n─▒ bahane ederek, bunu maliyeti y├╝ksek ve gereksiz bir macera olarak g├Ârd├╝klerini s├Âylemi┼člerdi. Yine de olanlar─▒ kendi g├Âz├╝mle g├Ârmem gerekiyordu. Bu ├Âyle b├╝y├╝k…

Ate┼či Yakalamak / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Ate┼či Yakalamak Ate┼či Yakalamak’tan… ├çay─▒n s─▒ca─č─▒ dondurucu havaya ├žoktan kar─▒┼čm─▒┼č olsa da, mataray─▒ s─▒ms─▒k─▒ tutmaya devam ettim. So─čuk y├╝z├╝nden, kaslar─▒m iyice gerildi. Tam o anda vah┼či bir k├Âpek s├╝r├╝s├╝ ├ž─▒kagelse sald─▒r─▒ya u─čramadan bir a─ča├ž tepesine t─▒rmanma ihtimalim yok denecek kadar azd─▒. Aya─ča kalkmal─▒, biraz hareket etmeli ve eklemlerimi a├žmal─▒yd─▒m. Oysa orman ┼čafakla ayd─▒nlan─▒rken, ben, en az ├╝zerinde oturdu─čum kaya par├žas─▒ kadar hareketsiz, ├Âylece durdum. G├╝ne┼čle sava┼čamazd─▒m. Beni, aylard─▒r s─▒k─▒nt─▒yla bekledi─čim g├╝ne do─čru s├╝r├╝klerken, tek yapabildi─čim ├žaresiz g├Âzlerle, y├╝kseli┼čini izlemek oldu. ├ľ─čle saatlerinde Galipler K├Ây├╝’ndeki yeni evime ├╝┼č├╝┼čm├╝┼č olacaklard─▒. Gazeteciler, kameramanlar, hatta eski eskortum Effie Trinket bile Capitol’den kalk─▒p 12. M─▒nt─▒ka’ya kadar gelecekti. Effie o komik pembe peru─ču mu takacak, yoksa Zafer Turu i├žin do─čall─▒ktan uzak ba┼čka bir renk mi tercih edecek, ├žok merak ediyordum. Tabii di─čerlerini de unutmamal─▒. Uzun tren yolculu─čumda bana servis yapacak personel. Halk─▒n ├Ân├╝ne ├ž─▒kmadan ├Ânce beni g├╝zelle┼čtirecek haz─▒rl─▒k ekibi. A├žl─▒k Oyunlar─▒’nda izleyiciler taraf─▒ndan ilk anda fark edilmemi sa─člayan o muhte┼čem kost├╝mleri tasarlayan stilistim ve arkada┼č─▒m, Cinna. Bana kalsa, A├žl─▒k Oyunlar─▒’n─▒ tamamen unutmak isterdim. Ve hi├ž bahsetmemek. K├Ât├╝ bir r├╝yadan ba┼čka bir ┼čey de─čilmi┼č gibi davranmak. Ancak Zafer Turu bunu imk├óns─▒z k─▒l─▒yordu. Tur, stratejik olarak, iki Oyun’un tam ortas─▒na denk gelecek ┼čekilde planlan─▒yordu; bu, Capitol’├╝n deh┼četi taze…

A├žl─▒k Oyunlar─▒ / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

A├žl─▒k Oyunlar─▒ A├žl─▒k Oyunlar─▒’ndan… Uyand─▒─č─▒mda yata─č─▒m─▒n di─čer taraf─▒ buz gibiydi. Parmaklar─▒m─▒ uzat─▒p, Prim’in s─▒cakl─▒─č─▒n─▒ ar─▒yorum ama tek buldu─čum, yata─č─▒n sert kuma┼č─▒ oluyor. K├Ât├╝ bir r├╝ya g├Âr├╝p, annemizin yan─▒na t─▒rmanm─▒┼č olmal─▒. Tabii ki ├Âyle yapm─▒┼č. Bug├╝n, toplama g├╝n├╝. Dirse─čimin ├╝st├╝nde do─čruluyorum. Odada onlar─▒ g├Ârmeme yetecek kadar ─▒┼č─▒k var. K├╝├ž├╝k karde┼čim Prim, yan yatm─▒┼č, bacaklar─▒n─▒ karn─▒na ├žekmi┼č ve s─▒rt─▒n─▒ anneme dayam─▒┼č. Yanaklar─▒n─▒ birbirlerine yaslam─▒┼člar. Annem uykusunda, oldu─čundan daha gen├ž g├Âr├╝n├╝yor. Evet, y─▒pranm─▒┼č bir g├Âr├╝nt├╝s├╝ var ama en az─▒ndan ├╝zerine bas─▒l─▒p ge├žilmi┼č gibi durmuyor. Prim’in y├╝z├╝, bir ya─čmur damlas─▒ kadar taze, ad─▒n─▒ ald─▒─č─▒ ├žuha├ži├že─či kadar ho┼č. Bir zamanlar annem de ├žok g├╝zelmi┼č. Ya da en az─▒ndan, ├Âyle s├Âyl├╝yorlar. Prim’in dizlerinin ├╝st├╝ne, d├╝nyan─▒n en ├žirkin kedisi t├╝nemi┼č, ona bek├žilik ediyor. Ezik bir burnu var; kulaklar─▒ndan birinin yar─▒s─▒ yok. G├Âzleri ├ž├╝r├╝meye y├╝z tutmu┼č balkaba─č─▒ renginde. Prim, ├žamuru and─▒ran sar─▒ t├╝ylerinin o parlak ├ži├že─če benzedi─činde ─▒srar ederek, kediye D├╝─č├╝n ├çi├že─či ad─▒n─▒ vermi┼čti. Kedi benden nefret ediyor ya da en az─▒ndan bana hi├ž g├╝venmiyor. Aradan ge├žen senelere ra─čmen, Prim’in kediyi eve getirdi─či ilk g├╝n, onu bir kovan─▒n i├žinde bo─čmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒ ├žok iyi hat─▒rl─▒yorum. Kemikleri say─▒labilecek kadar zay─▒f, karn─▒ kurt├žuklarla ┼či┼č, her yan─▒nda pireler kaynayan bir kedi yavrusuydu. ─░htiya├ž duydu─čum son ┼čey, doyurulmas─▒ gereken fazladan bir canl─▒yd─▒. Ama…