K├╝├ž├╝k ┼×eylerin Tanr─▒s─▒ / Arundhati Roy
Yabanc─▒ Edebiyat / 3 Aral─▒k 2018

K├╝├ž├╝k ┼×eylerin Tanr─▒s─▒ K├╝├ž├╝k ┼×eylerin Tanr─▒s─▒’ndan… AyemenemÔÇÖde may─▒s, s─▒cak ve bungun ge├žer. G├╝nd├╝zler uzun ve nemlidir. Irmak ufal─▒r, kara kargalar sessiz, toz ye┼čili a─ča├žlarda, parlak mangolardan kar─▒nlar─▒n─▒ doyurur. K─▒rm─▒z─▒ muzlar olgunla┼č─▒r. Ekmeka─čac─▒n─▒n meyveleri patlay─▒p a├ž─▒l─▒r. Utanmaz etsinekleri meyve kokulu havada tekd├╝ze v─▒z─▒ldarlar. G├╝ne┼čte adamak─▒ll─▒ sersemler, sonra parlak pencere camlar─▒na ├žarp─▒p ├Âl├╝rler. Geceler bulutsuzdur, ama uyu┼čuk ve g├Ân├╝ls├╝z bir beklentiyle doludur. Haziran ba┼č─▒nda g├╝neybat─▒dan musonlar esmeye ba┼člar, tam ├╝├ž ay r├╝zg├ór ve ya─čmur eksilmez, arada yak─▒c─▒, p─▒r─▒l p─▒r─▒l bir g├╝ne┼čin bir g├Âr├╝n├╝p bir kayboldu─ču olur; co┼čan ├žocuklar bu g├╝ne┼čten yararlan─▒p oynarlar. K─▒rl─▒k yerler ars─▒z bir ye┼čile b├╝r├╝n├╝r. ├çitlerdeki tapiokalar k├Âk sal─▒p ├ži├žek a├žarken s─▒n─▒rlar birbirine kar─▒┼č─▒r. Tu─čla duvarlar yosun ye┼čiline d├Âner. Biber asmalar─▒ elektrik direklerine dolan─▒p uzar. Irma─č─▒n k─▒rm─▒z─▒ killi k─▒y─▒lar─▒nda yaban sarma┼č─▒klar─▒ yerden f─▒┼čk─▒r─▒r ve sular─▒n kaplad─▒─č─▒ yollara yay─▒l─▒r. Pazaryerlerinde tekneler i┼čler. Karayollar─▒ndaki ├žukurlar─▒ dolduran su birikintilerinde k├╝├ž├╝k bal─▒klar ├╝rer. RahelÔÇÖin AyemenemÔÇÖe d├Ând├╝─č├╝ g├╝n ya─čmur ya─č─▒yordu. E─čik d├╝┼čen g├╝m├╝┼čs├╝ ipler yumu┼čam─▒┼č topra─ča ├žarp─▒yor, t├╝fek mermisi gibi d├Âv├╝yordu onu. Tepedeki eski evin dik ├╝├žgen ├žat─▒s─▒, kulaklara kadar indirilmi┼č bir ┼čapka gibi duruyordu. Yol yol yosun ba─člayan duvarlar yumu┼čam─▒┼č, topraktan y├╝kselen nem y├╝z├╝nden hafif├že b├╝k├╝lm├╝┼čt├╝. Bitkilerle dolup ta┼čan yaban─▒l bah├žeyi k├╝├ž├╝k canl─▒lar─▒n f─▒s─▒lt─▒s─▒ ve ko┼ču┼čturmas─▒ kaplam─▒┼čt─▒. Y├╝ksek a─ča├žlar─▒n dibindeki ├žal─▒l─▒klar─▒n aras─▒nda bir…

Kar┼č─▒l─▒ks─▒z A┼čk / Gregory Dart
Yabanc─▒ Edebiyat / 24 Ekim 2018

Kar┼č─▒l─▒ks─▒z A┼čk Kar┼č─▒l─▒ks─▒z A┼čk’tan… Bu k├Ât├╝ s├╝rpriz ortaya bir bomba gibi d├╝┼čt├╝ ve aram─▒zdaki resmi mesafeyi darmada─č─▒n etti; BlitzÔÇÖin The Heat of The Day adl─▒ roman─▒nda Elizabeth BowenÔÇÖin Robert ile StellaÔÇÖmn ilk kar┼č─▒la┼čmas─▒n─▒ anlat─▒rken dedi─či gibi ÔÇťt├╝m bir ├ónm tamamen yerle bir edilmesiÔÇŁ olmu┼čtu bu. LucyÔÇÖe bir i├žki almay─▒ ├Ânerdim; ikimiz birlikte bara do─čru giderken Karen ile arkada┼čl─▒klann─▒ ve onunla payla┼čt─▒─č─▒ co┼čkulu akademik ba┼čan hayallerini anlatt─▒. Ondan sonra bana k─▒saca tezini anlatt─▒; XIX. y├╝zy─▒l melodram-lan konusunda bir ├žal─▒┼čmayd─▒. Ona bakt─▒─č─▒m zaman doktora d├╝zeyine bu kadar ├žabuk eri┼čmi┼č olmas─▒na ┼ča┼č─▒rm─▒┼čt─▒m, ├ž├╝nk├╝ ├žok daha gen├ž bir insan─▒n ii─▒kek ve hafif k─▒r─▒lgan havas─▒m ta┼č─▒yordu h├ól├ó, yani en az─▒ndan bana ├Âyle g├Âr├╝nm├╝┼čt├╝. Etraf─▒mda, tan─▒d─▒─č─▒m insanlar─▒n bir k─▒sm─▒ yava┼č yava┼č bara do─čru y─▒─č─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Onu bir ikisiyle tan─▒┼čt─▒rd─▒m, ondan sonra da bir ba┼čkas─▒ beni ├ženeye tuttu. Bir zaman sonra, teras─▒n di─čer taraf─▒nda g├Âz├╝me ├žarpt─▒. Orta b├╝y├╝kl├╝kte bir grubun aras─▒nda g├╝l├╝p konu┼čmaktayd─▒ ve genel olarak keyfi yerinde gibi g├Âr├╝n├╝yordu. Aniden akl─▒ma bir ┼čey geldi; belki de bir iki saat ├Ânce kendimi tan─▒┼čt─▒rmak suretiyle bir t├╝r hay─▒r i┼člemi┼č, yanma gidip ├ževresiyle aras─▒ndaki buzlar─▒n erimesine katk─▒da bulunmu┼č, onun bir ge├ži┼č ayininin olas─▒ g├╝├žl├╝kleriyle ba┼č edebilmesini sa─člam─▒┼čt─▒m. Ayn─▒ zamanda, kendisini olaylann ak─▒┼č─▒na ne denli s├╝ratle kapt─▒rd─▒─č─▒na da ┼čahit olmu┼čtum;…

Doktor Hastaland─▒ / Anthony Burgess
Yabanc─▒ Edebiyat / 19 Ekim 2018

Doktor Hastaland─▒ Doktor Hastaland─▒’dan… ÔÇťHay─▒r,ÔÇŁ dedi Edwin. ÔÇťDondurma istemiyorum. Hay─▒r, ├žok te┼čekk├╝r ederim, dondurma istemiyorum. Hay─▒r, l├╝tfen, hay─▒r. Dondurma yok.ÔÇŁ ÔÇťRahatlay─▒n,ÔÇŁ diye geldi zenci vaiz tonu. ÔÇťRahatlay─▒n, k├╝├ž├╝k dostum. Onun i├žin buradas─▒n─▒z, rahatlamak i├žin. Dondurma istemiyorsan─▒z kimse size dondurma yedirmeyecek. Fikrinizi de─či┼čtirir, daha sonra yemek istersiniz diye dondurmay─▒ ba┼čucunuza b─▒rak─▒yorum.ÔÇŁ ÔÇťHay─▒r,ÔÇŁ dedi Edwin, ÔÇťhay─▒r, dondurma sevmem. L├╝tfen g├Ât├╝r├╝n.ÔÇŁ ÔÇťSakin olun ┼čimdi. Belki sonra yemek istersiniz.ÔÇŁ Zenci hademe a─č─▒rba┼čl─▒ bir tav─▒rla d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒. Edwin gergin bir halde yataktan kalkt─▒, erimekte olan so─čuk k├óseyi ald─▒, atmaya haz─▒rland─▒. Sonra d├╝┼č├╝nd├╝: ÔÇťDikkatli ol ┼čimdi, dikkat, sakinle┼č, b├Âyle bir ┼čey yapman ├žok ho┼člar─▒na giderdi.ÔÇŁ ÔÇťOnu istemiyorsan,ÔÇŁ dedi t├╝plerin gergin adam─▒ ÔÇťbana ver. Bu ak┼čam geldi─činde benim ufakl─▒─ča veririm. Bunun gibi her ┼čeyi sever. So─čuk her ┼čeyi. Yalay─▒p yutar, valla yutar.ÔÇŁ Edwin sabahl─▒─č─▒n─▒ giydi, ejderhalarla kapl─▒ ├çin ipe─činden bir sabahl─▒kt─▒ ve adam─▒n yata─č─▒na do─čru yalpalad─▒. Yata─č─▒n ayakucunda bir s├╝r├╝ ihti┼čaml─▒ ├žizelge vard─▒ ÔÇô su giri┼č ├ž─▒k─▒┼č─▒, tuz ak─▒┼č─▒, beyin-omurilik s─▒v─▒s─▒ndaki protein miktar─▒, bunlar─▒n yan─▒ s─▒ra tepeler ve derin vadiler ├žizen ate┼č ve nab─▒z grafikleri. B├╝t├╝n bunlar─▒n ├╝zerindeki isim ma─črur ve basitti ÔÇô R. Dickie. ÔÇťSana gazhaneyi g├Âstermemi ister misin?ÔÇŁ dedi R. Dickie. ÔÇť┼×u tepedeki ters duran ┼či┼čeye ba─čl─▒ t├╝p i├žime ila├ž gibi bir ┼čey d├Âk├╝yor ve…

K├╝├ž├╝k Prens / Antoine de Saint Exup├ęry
Yabanc─▒ Edebiyat / 14 Eyl├╝l 2018

K├╝├ž├╝k Prens K├╝├ž├╝k Prens’ten… Ama bu benim su├žum de─čil. Daha alt─▒ ya┼č─▒ndayken b├╝y├╝kler resim yapma konusunda hevesimi k─▒rd─▒klar─▒ndan, boa y─▒lan─▒n─▒n d─▒┼čtan ve i├žten g├Âr├╝n├╝mleri d─▒┼č─▒nda ba┼čka bir ┼čey ├žizmeyi ├Â─črenemedim. ┼×a┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n, kar┼č─▒mda duran bu ki┼čiye bak─▒yordum. En yak─▒n yerle┼čim merkezinden tam bin kilometre uzakta oldu─čumu s├Âylemi┼čtim. Ama bu k├╝├ž├╝k ki┼činin hi├ž de ├ž├Âlde kaybolmu┼č, yorgunluktan, a├žl─▒k ya da susuzluktan peri┼čan olmu┼č veya korkmu┼č bir g├Âr├╝n├╝┼č├╝ yoktu. Kendimi toplay─▒p konu┼čmaya ├žal─▒┼čt─▒m: “Ama sen… Sen burada ne ar─▒yorsun?” Al├žak bir sesle, ├žok ├Ânemli bir ┼čey s├Âyl├╝yormu┼č├žas─▒na yineledi: “L├╝tfen… Bir koyun ├žizin bana…” Kafan─▒z allak bullak olunca s├Âyleneni yapmamazl─▒k edemiyorsunuz. Size sa├žma ya da g├╝l├╝n├ž gelebilir, ama en yak─▒n yerle┼čim merkezinden bin kilometre uzakta ├Âl├╝m tehlikesiyle y├╝z y├╝ze bir halde olu┼čuma bakmaks─▒z─▒n cebimden dolmakalemimle bir k├ó─č─▒t ├ž─▒kard─▒m. Ama birden akl─▒ma y─▒llar─▒m─▒ co─črafyaya, tarihe, aritmetik ve dilbilgisine verdi─čim geldi. Resim yapmay─▒ bilmiyordum ki. Biraz ├╝z├╝lerek bunu s├Âyledi─čimde, “Ne olacak can─▒m,” dedi k├╝├ž├╝k ├žocuk. “Bir koyun ├žiziverin i┼čte…” Daha ├Ânce hi├ž koyun ├žizmemi┼čtim. Bu nedenle ona koyun yerine, ├žizmeyi becerebildi─čim iki resimden birincisini ├žizdim. ┼×u, boa y─▒lan─▒n─▒n d─▒┼čtan g├Âr├╝n├╝┼č├╝n├╝. Resmi g├Âsterince ├žocu─čun s├Âyledikleri beni ├žok ┼ča┼č─▒rtt─▒: “Hay─▒r, hay─▒r! Fili yutmu┼č olan boa y─▒lan─▒n─▒n resmini istemiyorum ben. Boa y─▒lan─▒ ├žok tehlikeli, fil ise ├žok b├╝y├╝k….

Otomatik Portakal / Anthony Burgess
Yabanc─▒ Edebiyat / 13 Eyl├╝l 2018

Otomatik Portakal Otomatik Portakal’dan… Barda bir arada oturan ├╝├ž ├ž─▒t─▒r vard─▒, ama biz d├Ârt ├žocuktuk ve genellikle hepimiz birimiz, birimiz hepimiz i├žindi. Bu f─▒st─▒klar da son moda giyinmi┼člerdi, kafalar─▒na morlu ye┼čilli turunculu peruklar ge├žirmi┼člerdi, her birinin fiyat─▒ o f─▒st─▒klar─▒n en az ├╝├ž d├Ârt haftal─▒klar─▒ kadard─▒ galiba, makyajlar─▒ da cabas─▒ (yani g├Âz ├ževrelerinde g├Âkku┼čaklar─▒ ve a─č─▒zlarda ├žok kal─▒n ruj). Uzun, siyah, d├╝md├╝z elbiseleri vard─▒ ve memelerine k├╝├ž├╝k, g├╝m├╝┼či kimlik kartlar─▒ filan takm─▒┼člard─▒ ÔÇô ve ├╝zerlerinde erkek isimleri yaz─▒l─▒yd─▒… Joe, Mike filan gibi. Bunlar, on d├Ârd├╝nden ├Ânce yatt─▒klar─▒ lavuklar─▒n isimleriydi. Bizi kesip duruyorlard─▒ ve i├žimden, bizim zavall─▒ DimÔÇÖi burada b─▒rakal─▒m da ├╝├ž├╝m├╝z gidip biraz d├╝z├╝┼čelim demek geliyordu (├žakt─▒rmadan), ne de olsa DimÔÇÖe yar─▒m litre beyaz─▒ bu sefer i├žine biraz uyu┼čturucu katt─▒r─▒p ─▒smarlayarak i├žirdik mi tamamd─▒, ama cidden oyunbozanl─▒k olurdu. Dim ├žok ├žok ├žirkindi ve ismi gibi budalayd─▒, ama deh┼čet pis d├Âv├╝┼č├╝rd├╝ ve tekmeleri epey i┼čimize yar─▒yordu. ÔÇťEee, ne olacak ┼čimdi ha?ÔÇŁ ├ť├ž duvar boyunca uzanan b├╝y├╝k, pel├╝┼č koltukta yan─▒mda oturan herif ├žok uzaklara kaym─▒┼čt─▒, g├Âzleri donuktu ve ÔÇťBay─▒c─▒ Aristo; siklamenleri nakavt ettik├že ak─▒llan─▒yor,ÔÇŁ gibi laflar ediyordu. Kafay─▒ k─▒rm─▒┼čt─▒ kesinlikle, ├žok uzaklardayd─▒, y├Âr├╝ngeye ├ž─▒km─▒┼čt─▒; nas─▒ld─▒r biliyordum, ben de herkes gibi denemi┼čtim, ama bu aralar bir ┼čekilde bunun korkak├ža bir ┼čey oldu─čunu d├╝┼č├╝nmeye ba┼člam─▒┼čt─▒m;…

E┼čeklerin Bilgeli─či / Andy Marrifield
Yabanc─▒ Edebiyat / 12 Eyl├╝l 2018

E┼čeklerin Bilgeli─či E┼čeklerin Bilgeli─či’nden… Ku┼člar dem ├žekiyor h├ól├ó, g├╝ne┼čse tepelerin ├╝zerinden kaybolmak ├╝zere. Uzaklarda, y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n saman balyalar─▒yla ├ževrili bir tarlada bir trakt├Âr g├Âr├╝l├╝yor. ├ça─čda┼č ya┼čam─▒n ke┼čmeke┼či ┼ču an ├Âylesine uzak ki. Bir ├žift e┼ček aheste aheste bana yakla┼č─▒yor ve burunlar─▒n─▒ tel ├žitin ├╝zerinden uzat─▒yor. Ba┼člar─▒n─▒ ve kulaklar─▒n─▒ ok┼čuyorum. Ba┼člar─▒n─▒n ├╝zerindeki yeleler fevkalade yumu┼čak ve nedendir bilinmez s─▒cac─▒k. E┼čeklerden birinin sa─čr─▒s─▒n─▒ itekliyorum, adeta kaya gibi, yerinden bir milim k─▒p─▒rdam─▒yor. ├çite do─čru s├Âk├╝n ediyor, ok┼čanmak i├žin adeta yar─▒┼č─▒yorlar. Keyifleri yerinde, benim de ├Âyle, hem de ba┼čka hi├žbir izdihamda olmad─▒─č─▒ kadar yerinde. Bir da─č─▒n tepesinde, sessiz dostlar aras─▒nda kendimi yeniden ke┼čfediyorum. K├Âpekler mutluyken kuyru─čunu sallar, e┼čeklerse kulaklar─▒n─▒ diker. ┼×ayet kulaklar─▒ sark─▒ksa, bilin ki bir dertleri vard─▒r. Jacques Pr├ęvertÔÇÖin ┼ču dizeleri geliyor akl─▒ma: ÔÇťAh dostum boz e┼ček, can yolda┼č─▒m, karde┼čim,/Kim bilir Baudelaire derdi ki belki… ┼×u e┼če─če bak─▒n, beyler/┼×u boz e┼če─če bak─▒n,/G├Âzlerine bir bak─▒n,/allameicihan beyler…ÔÇŁ ÔÇťTuhaft─▒r ┼ču insan denen soluk mahlukÔÇŁ; i┼čte b├Âyle diyordu e┼čekler PrevertÔÇÖin k─▒sa ┼čiiri ÔÇť─░lk E┼čeklerÔÇŁde. ÔÇť─░ki ayak ├╝zerinde y├╝r├╝rler, kulaklar─▒ da ufac─▒kt─▒r, ├╝stelik pek de yak─▒┼č─▒kl─▒ de─čildirler.ÔÇŁ Frans─▒z ┼čair bizlerden, ├žirkin mahluklardan bahsediyor ve kocaman kulakl─▒, l├╝le l├╝le yeleli e┼čeklerle g├Ân├╝l ba─č─▒ kuruyordu. ÔÇťEvvel zaman i├žinde, e┼čekler hepten yabaniydi; kar─▒nlar─▒ ac─▒kt─▒ m─▒ yemek yerler, susad─▒lar m─▒ su i├žerler,…

Ayr─▒ Yol / Andre Gide
Yabanc─▒ Edebiyat / 10 Eyl├╝l 2018

Ayr─▒ Yol Ayr─▒ Yol’dan… Paris’te gerekli ┼čeyleri sat─▒n almak, sonra birka├ž yak─▒n─▒m─▒z─▒ g├Ârmek i├žin gereken bir s├╝re kald─▒k ancak, temmuzun ilk g├╝nlerinde Moriniere’e geldik. Moriniere, ├Ânce de s├Âyledi─čim gibi, Lisieux ile Pont- l’EvequE aras─▒nda, bildi─čim b├Âlgelerin en g├Âlgelisinde, en sulusundad─▒r. Hafif├že k─▒vr─▒lan, say─▒s─▒z, dar vadicikler, birdenbire d├╝zle┼čip denize kadar uzanan Auge vadisi yak─▒nlar─▒nda sona erer. Ne ufuk, ne bir ┼čey; gizem dolu, baltal─▒k korular; birka├ž tarla, ama her ┼čeyden ├Ânce ├žay─▒rlar, otlaklar, otlar─▒ iki kez bi├žilen, g├╝ne┼č al├žald─▒ m─▒ ├╝zerlerinde say─▒s─▒z elma a─ča├žlar─▒n─▒n g├Âlgeleri birle┼čen, i├žlerinde serbest serbest s├╝r├╝ler otlayan otlaklar; her ├žukurda su, k├╝├ž├╝k bir g├Âl, bir su birikintisi ya da ─▒rmak. S├╝rekli ┼č─▒r─▒lt─▒lar duyulur hep. Ah! evi nas─▒l da tan─▒d─▒m! Mavi ├žat─▒lar─▒n─▒, tu─čladan, ta┼čtan duvarlar─▒n─▒, hendeklerini, uyuyan sulardaki yans─▒malar─▒ nas─▒l tan─▒d─▒m… On iki ki┼čiden fazla insan─▒ rahat rahat bar─▒nd─▒rabilecek bir eski evdi bu; Marceline, ├╝├ž u┼čak, arada s─▒rada da ben, evi oturulur duruma getirebilmek i├žin epeyce ├žal─▒┼čacakt─▒k. Bocage ad─▒ndaki ya┼čl─▒ k├óhyam─▒z, birka├ž oday─▒ elinden geldi─čince haz─▒rlatm─▒┼čt─▒; eski mobilyalar yirmi y─▒ll─▒k uykular─▒ndan uyand─▒lar; her ┼čey an─▒msad─▒─č─▒m gibi kalm─▒┼čt─▒, tavan kaplamalar─▒ pek de fazla harap olmam─▒┼čt─▒, odalarda rahat├ža ya┼čanabilirdi. Bocage bizi daha iyi kar┼č─▒lamak i├žin, buldu─ču b├╝t├╝n vazolar─▒ ├ži├žeklerle doldurmu┼čtu. B├╝y├╝k avluyu, bah├ženin eve en yak─▒n yollar─▒n─▒ ay─▒klay─▒p temizletmi┼čti. Geldi─čimiz…

Thais / Anatole France
Yabanc─▒ Edebiyat / 8 Eyl├╝l 2018

Thais Thais’ten… Bu s─▒rada Philina ve Dros├Ę, Thais’i g├Âzleriyle yiyorlard─▒. Thais’in sar─▒ sa├žlar─▒nda da─č eriklerine benzer ├ži├žekler ve solgun menek┼čelerden ├Âr├╝lm├╝┼č bir ta├ž vard─▒. Tac─▒n ├╝st├╝ndeki ├ži├žekler, silik bak─▒┼člar─▒, ├žakmak ├žakmak yanan g├Âzleri and─▒r─▒yordu. T├╝m g├╝zel ikler ondan al─▒yordu kayna─č─▒n─▒. Onun ├╝st├╝nde her ┼čey yeni bir ruh, yeni bir uyum kazan─▒yordu. Mor renkli, g├╝m├╝┼č s─▒rmal─▒ giysisi uzun k─▒vr─▒mlar─▒nda h├╝z├╝nl├╝ bir inceli─či s├╝r├╝kl├╝yordu. Ne gerdanl─▒klar, ne de bilezikler bu ince h├╝zn├╝ saklayam─▒yordu. Ama ├ž─▒plak kol ar─▒ p─▒rlantalar gibiydi. Philina ve Dros├Ę, Thais’in giyim ku┼čam─▒na hayran olmaktan kendilerini alamad─▒lar. Philina: “Ne kadar g├╝zelsin, ─░skenderiye’ye geldi─činde de bu kadar g├╝zel miydin? Annem s├Âylerdi, evet o zamanlar da b├Âyle g├╝zelmi┼čsin,” dedi. S├Âz├╝ Dros├Ę ald─▒: “Getirdi─čin bu yeni ├ó┼č─▒k da kim? Garip ve vah┼či bir hali var. Fil erin ├žoban─▒ olsayd─▒, mutlaka bu adama benzerdi. B├Âyle vah┼či bir dostu nereden buldun. Yeralt─▒nda ya┼čayan, Had├Ęs’in, ├žamurlar─▒na bulanm─▒┼č ma─čara adamlar─▒ndan biri olmas─▒n?” Philina eliyle Dros├Ę’nin a─čz─▒n─▒ kapad─▒. “Sus, a┼čk─▒n s─▒rlar─▒ gizli kalmal─▒, onlar─▒ ├Â─črenmeye gelmez. Ben kendi pay─▒ma bu adam─▒n a─čz─▒n─▒ ├Âpmektense Etna Yanarda─č─▒’n─▒n a─čz─▒n─▒ ├Âpmeyi ye─č tutar─▒m. Ama tanr─▒├žalar kadar g├╝zel ve tatl─▒ Thais’imiz, bizlere benzemez, sevimli, sevimsiz herkesin g├Ânl├╝n├╝ yap─▒p hay─▒r duas─▒n─▒ almak zorunda.” Al├žak bir sesle: “Her ikiniz de ondan kendinizi sak─▒n─▒n. Bu adam…

Graziella / Alphonse de Lamartine
Yabanc─▒ Edebiyat / 7 Eyl├╝l 2018

Graziella Graziella’dan… Ailem beni, kocas─▒n─▒n i┼čleri gere─či ToskanaÔÇÖya gitmek zorunda olan bir akrabam─▒za emanet etti─činde on sekiz ya┼č─▒ndayd─▒m. Bu yolculu─čum, baba oca─č─▒ndan ve sosyal etkinlik olmamas─▒ndan dolay─▒ ruhumun gen├žlik tutkular─▒n─▒ k├Ârelten bu ta┼čra kentlerinin aylakl─▒─č─▒ndan kendimi s─▒y─▒rmam i├žin bir f─▒rsatt─▒. Do─čan─▒n ve hayat─▒n g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒ sahne perdelerinin a├ž─▒l─▒┼č─▒n─▒ g├Ârecek olan bir ├žocu─čun tutkusuyla yola ├ž─▒kt─▒m. ├çocuklu─čumdan beri uzaktan g├Ârd├╝─č├╝m, Milly tepesinin ├╝st├╝nde, ufuk ├žizgisindeki sonsuz karlar─▒yla par─▒ldayan Alpler; seyyahlar─▒n ve ┼čairlerin zihnimde onlarca defa parlak imgelerini canland─▒rd─▒klar─▒ deniz; CorinneÔÇÖin sayfalar─▒ndan ve GoetheÔÇÖnin m─▒sralar─▒ndan ÔÇťMersinlerin ├ži├žek a├žt─▒─č─▒ bu topraklar─▒ tan─▒yor musun?ÔÇŁ s─▒cakl─▒─č─▒n─▒ ve sakinli─čini i├žime ├žekti─čim ─░talyan g├Âkleri; d├╝┼č├╝ncemi dolduran taptaze bilgilerimdeki RomaÔÇÖn─▒n ilk├ža─člar─▒ndan beri h├ól├ó ayakta duran an─▒tlar; nihayetinde ├Âzg├╝rl├╝k; uzakta kalan ┼čeylere caka satt─▒ran mesafe; maceralar, gen├ž hayal g├╝c├╝n├╝n ├Âng├Ârd├╝─č├╝, ├Ânceden tad─▒n─▒ ├ž─▒kararak zevkle tasarlad─▒─č─▒, uzun seyahatlerin ka├ž─▒n─▒lmaz kazalar─▒; dil de─či┼čimi, y├╝zlerin ve adetlerin de─či┼čimi, yepyeni bir d├╝nyayla tan─▒┼čmak gibi, b├╝t├╝n bunlar beni b├╝y├╝l├╝yordu. Yola ├ž─▒kana kadar ge├žen g├╝nlerde t─▒pk─▒ bir sarho┼č gibi ya┼čad─▒m. SavoieÔÇÖda, ─░svi├žreÔÇÖde, Cenevre G├Âl├╝ ├╝zerinde, Simplon buzullar─▒nda, Como G├Âl├╝ÔÇÖnde, MilanoÔÇÖda ve FloransaÔÇÖda do─čan─▒n g├Ârkemiyle her g├╝n yenilenen bu co┼čkum d├Ân├╝nceye kadar s├╝rd├╝. ┼×artlar gere─či akrabam─▒n i┼člerinin LivornoÔÇÖda s├╝rekli uzamas─▒ ├╝zerine, FransaÔÇÖya geri d├Ânmem d├╝┼č├╝n├╝ld├╝. ├ťstelik, Roma ve NapoliÔÇÖyi g├ÂrmedenÔÇŽ Tam kavu┼čaca─č─▒m s─▒rada r├╝yam─▒ elimden alm─▒┼člar…

Ak┼čam├╝st├╝ Ezgisi / Amit Chaudhuri
Yabanc─▒ Edebiyat / 6 Eyl├╝l 2018

Ak┼čam├╝st├╝ Ezgisi Ak┼čam├╝st├╝ Ezgisi’nden… Annem sabahlar─▒ erkenden kalkar, ├╝zerinde beyaz geceli─čiyle, kendine bir fincan ├žay yapmak i├žin mutfa─ča s├╝z├╝l├╝rd├╝. Su kaynarken ├žaydanl─▒k ilk ba┼čta ya─čmur kadar saf, hafif, sakin sesler ├ž─▒kar─▒r, sonra da d├╝zenli bir bi├žimde fokurdard─▒. Alt─▒n rengine ├žalan, ├žok a├ž─▒k bir fincan ├žay i├žmeden g├╝ne ba┼člamazd─▒. Uykusuzluk ├žekiyordu. Geceleri g├Âzleri a├ž─▒k, endi┼če i├žinde ge├žiyordu. Sabah─▒n ├╝├ž├╝nde bile, mutfakta Marie bisk├╝visi kemirdi─čini duyabilirdiniz. B├Âyle zamanlarda bir fare kadar sessiz hareket ederdi; o oldu─čunu bildi─čimiz i├žin rahats─▒z olmazd─▒k. Ak┼čam├╝stleri, hizmet├ži k─▒z, ayaklar─▒n─▒n alt─▒n─▒ kremle ovalarken uyuklard─▒. ÔÇťAyaklar─▒m yan─▒yorÔÇŁ derdi. Ayak bile─činin alt k─▒sm─▒nda, derin, ├žirkin bir yara izi vard─▒. Alt─▒ ya┼č─▒ndayken aya─č─▒n─▒n ├╝zerinden bir araba ge├žince olmu┼čtu. Bu olay, ┼čimdi Banglade┼č diye bilinen k├╝├ž├╝k bir kasabada meydana gelmi┼čti. Bundan dolay─▒, bug├╝n bile, kar┼č─▒dan kar┼č─▒ya ge├žerken endi┼če duyar ve uzun mesafeler y├╝r├╝mekten korkar. Korkular─▒ annemi komik k─▒lar. Yara izi, cildinin ├╝zerinde parlayan bir y─▒ld─▒z gibidir. Sa├ž─▒ inat├ž─▒ ve k─▒v─▒rc─▒kt─▒r; gen├žli─činde ┼čimdikinden de g├╝r oldu─ču s├Âylenir. Uzun, siyah sa├žlar─▒ vard─▒r, her teli, sanki elektrik ┼čokuna maruz kalm─▒┼č├žas─▒na dalgal─▒d─▒r, bu y├╝zden teller kendilerine ait ya┼čamlar─▒ varm─▒┼č gibi dururlar; asl─▒nda m├╝zik notas─▒n─▒n ├╝zerindeki tremolo i┼čaretine benzerler. Sa├ž─▒n─▒ k─▒v─▒rc─▒k ve d├╝zensiz yap─▒p hayat─▒ boyunca annemin can─▒n─▒ s─▒km─▒┼č olan da bu tremolodur. Ondan kurtulman─▒n en kolay…

Ay Çocuk / Aleister Crowley
Yabanc─▒ Edebiyat / 4 Eyl├╝l 2018

Ay ├çocuk Ay ├çocuk’tan… “Koni bir kez daha deneyecek. Bu kez, e─čim vererek dald─▒raca─č─▒z. ┼×imdi su tamamen farkl─▒ bir olaylar dizisi alg─▒lar. Daire yoktur, bunun yerine elipsler vard─▒r. Tekrar dald─▒r─▒n, ├Ânce bu a├ž─▒dan, sonra ┼čuradan. Birinde parabol olarak adland─▒r─▒lan de─či┼čik e─čriler elde ederiz, di─čerindeyse ayn─▒ e┼čitlikteki de─či┼čik e─čriler hiperbol olarak adland─▒r─▒l─▒r. “Bu zaman i├žinde e─čer SU b├╝t├╝n bu, tamamen farkl─▒ olaylar─▒ tek bir nedene ba─člamaya ├žal─▒┼čmakta ─▒srar ederse, akl─▒ yanl─▒┼č bir bi├žimde ├žal─▒┼čacakt─▒r! “Bir geometri anlay─▒┼č─▒ -ger├žekte bizim d├╝zlem geometrimizi- geli┼čtirecektir ve belki de kendi evreninde bunun gibi muhte┼čem ba─člant─▒lar ortaya ├ž─▒karan, ola─čan├╝st├╝ ┼čiirsel, Yarat─▒c─▒ kavram─▒n─▒ elde edecektir. Yarat─▒c─▒n─▒n g├╝c├╝n├╝n her t├╝rdeki fantastik kuramlar─▒n─▒ elde edecektir. Elde edemeyece─či tek ┼čey ise -yeni bir James Hinton28 ├╝retene kadar- b├╝t├╝n bu ├že┼čitlili─če tek bir nesnenin farkl─▒ g├Âr├╝n├╝mlerini g├Ârmenin neden oldu─ču d├╝┼č├╝ncesi olacakt─▒r. “Ben bilerek, olabilecek en basit durumu ele ald─▒m. Bir koni yerine ayk─▒r─▒ bir cisim kulland─▒─č─▒m─▒z─▒ farz et- yarataca─č─▒ izlenimler SU taraf─▒ndan b├╝sb├╝t├╝n delilik gibi alg─▒lanacakt─▒r! “┼×imdi hayal g├╝c├╝n├╝ bir boyut yukar─▒ kayd─▒r! Bir kez olsun durumumuzun suyun y├╝zeyinkiyle ne kadar paralel oldu─čunu g├Ârm├╝yor musunuz? “─░lkel insan─▒n evren hakkmdaki ilk izlenimi, genellikle onu ├Âld├╝rmek i├žin anlams─▒z yere ├╝zerine gelen ┼čeylerin korkun├ž gizemli karma┼čas─▒d─▒r. James de─čil, Charles Hovvard Hinton. Fourth Dimension adl─▒…

Artemisia / Alexandra Lapierre
Yabanc─▒ Edebiyat / 26 A─čustos 2018

Artemisia Artemisia’dan… Bir kad─▒rgan─▒n pruvas─▒ Thames nehrinin ├╝st├╝ne ├ž├Âken sisi yarmakta. G├╝vertede, Fransisken ke┼či┼člerin i├ž karart─▒c─▒ giysileri i├žerisinde okuduklar─▒, “├ľl├╝lerin Ruhu ─░├žin” adl─▒ duan─▒n m─▒r─▒lt─▒lar─▒ aras─▒nda gemi a─č─▒r a─č─▒r yana┼č─▒yor. Orada, s├Ânmek ├╝zere olan y├╝zlerce mumun titre┼čen alevi ard─▒nda ve ├žiseleyen ya─čmur alt─▒nda devasa bir katafalk y├╝kseliyor. Tehditk├ór bir kalabal─▒k, iskele parmakl─▒klar─▒n─▒n yan─▒nda birikmi┼č. ─░nsanlar, Stuartlar─▒n ikametg├óh─▒ Somerset Hall’e kadar, cenaze alay─▒n─▒n ge├žece─či hal─▒ boyunca y─▒─č─▒lm─▒┼č. Alt─▒ muhaf─▒z─▒n ta┼č─▒d─▒─č─▒ tabut iskele k├Âpr├╝s├╝n├╝ ge├žiyor. ─░┼čte o an, sisin i├žerisinden, tek ba┼č─▒na, dimdik duran bir kad─▒n silueti beliriyor. Kad─▒n, alay─▒n ard─▒ s─▒ra ilerliyor. Geni┼č, bol ve kolsuz mantosu onu g├Âzlerden sakl─▒yor. Pe├žesinin ard─▒nda kime a─čl─▒yor bu kad─▒n? Kocas─▒na m─▒? A┼č─▒─č─▒na m─▒? Kendi ya┼čam─▒na ve ya┼čam─▒n─▒n ├Âz├╝n├╝ olu┼čturan babas─▒na a─čl─▒yor. ÔÇť├ťnl├╝ ressam Gentileschi d├Ârt g├╝n ├Ânce hayata g├Âzlerini yumdu.ÔÇŁ Say─▒n Majesteleri ├žok ├╝zg├╝n. Yetene─činin fark─▒nda olan b├╝t├╝n sanatseverler ├╝z├╝nt├╝lerini bildirirler.” Toscana b├╝y├╝k dukal─▒─č─▒ndan bir g├Ârevli, I. Charles ve ─░ngiltere Saray─▒ hakk─▒nda yazd─▒─č─▒ raporda b├Âyle bir ifade kullan─▒yor. Sabah─▒n erken vakitlerinde Londra’da topra─ča verilen sanat├ž─▒, sonu├žta b├╝t├╝n Avrupa’da ├╝nlenmi┼čtir. ─░spanya kral─▒ IV. Philippe, Fransa kral─▒ XIII. Louis, Papa VII. Urbain, hepsi, hepsi de onun tablolar─▒n─▒n duldas─▒nda d├╝┼č├╝ncelere dalmaktad─▒rlar. Ressam, Roma’da Quirinal Saray─▒’nda, L├╝ksemburg Saray─▒’nda, Hampton Court Saray─▒’nda ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Arkas─▒nda, Pisa’dan Floransa’ya, Cenova’dan Turin’e, Paris’ten…

Al Capone / John Kobler
Yabanc─▒ Edebiyat / 23 A─čustos 2018

Al Capone Al Capone’dan… Demokrat Partinin il├že evrak memuru aday─▒ William K. Pti├╝um’un b├╝rosunu basarak her yan─▒ yak─▒p y─▒kt─▒lar, adam─▒ da bir g├╝zel d├Âvd├╝ler. Ertesi g├╝n, bir dizi siyah, yedi ki┼čilik arabaya binen, silahi─▒ Capone’cu-lar, b├╝t├╝n sand─▒klar─▒ birer birer dola┼čt─▒lar; durduklar─▒ her yerde deh┼čet yaratt─▒lar. Say─▒ca kar┼č─▒ taraf─▒n kabaday─▒lar─▒ndan o kadar ├╝st├╝nd├╝ler ki, iki gurup aras─▒nda ger├žek bir ├žat─▒┼čma bile olmad─▒. Capone’un adamlar─▒, Demokrat Parti taraftar─▒ olduklar─▒ bilinen se├žmenleri herkesin g├Âz├╝ ├Ân├╝nde d├Âvmekten ├žekin-miyorlard─▒ zaten. Bir se├žmen, oy vermek i├žin s─▒rada beklerken, ┼čapkas─▒n─▒ g├Âzleri ├╝zerine indirmi┼č, korkun├ž g├Âr├╝n├╝┼čl├╝ adamlar yana┼č─▒yordu, oyunu kime verece─čini soruyorlard─▒. Se├žmenin verdi─či cevab─▒ be─čenmezlerse, elindeki oy pusulas─▒n─▒ kapt─▒klar─▒ gibi kendileri i┼čaretliyor, geri veriyorlard─▒. Sonra da ceplerindeki tabancalar─▒ elleyerek bekliyorlard─▒, i┼čaretledikleri pusula sand─▒─ča at─▒l─▒ncaya kadar. Kar┼č─▒ koyan se├žmenler bir yumrukta yere seriliyor, d├╝r├╝st sand─▒k g├Âzc├╝leri, se├žim memurlar─▒ ka├ž─▒r─▒l─▒p, se├žim sonuna kadar mahpus tutuluyordu. Demokrat Partinin se├žim g├Ârevlilerinden biri olan Michael Gavin, her iki baca─č─▒ndan da vurularak Chicago’da bir otelin bodrum kat─▒na at─▒ld─▒. Ayn─▒ yerde sekiz Demokrat Partili daha tutsak durumdayd─▒. Regan’in Taylar─▒ Joseph Price adl─▒ bir sand─▒k memurunu ka├ž─▒rarak fena halde d├Âvd├╝ler, sonra da Harry Madigan’─▒n Pony Inn adl─▒ genelevinde, eli kolu ba─čl─▒, a─čz─▒ t─▒kal─▒ durumda hapis tuttular. Bir polis memuru copla d├Âv├╝ld├╝. Yirmi ─░kinci sokakta, Howthorne…

Amerikan Sap─▒─č─▒ / Bret Easton Ellis
Yabanc─▒ Edebiyat / 17 A─čustos 2018

Amerikan Sap─▒─č─▒ Amerikan Sap─▒─č─▒’ndan… G├Ârmedi─čim ortaya ├ž─▒k─▒yor, ama orijinal bir Onica’m oldu─čunu s├Âyleyecek kadar da ucuzla┼čmak istemedi─čim i├žin masan─▒n alt─▒ndan Courtney’yi hafif├že tekmeliyorum. Bu onu lityum sersemli─činden ├žekip ├ž─▒kar─▒yor ve kurulmu┼č gibi, ÔÇťPatrick’in bir Onica’s─▒ var. Ger├žekten,ÔÇŁ diyor. Ho┼čnut, g├╝l├╝ms├╝yorum; J&B’mi yudumluyorum. ÔÇťOh, harika bir ┼čey bu,ÔÇŁ diyor Anne. ÔÇťGer├žekten mi? Onica ha?ÔÇŁ diye soruyor Scott. ÔÇťBayaa pahal─▒, de─čil mi.ÔÇŁ ÔÇťValla, ┼ču kadar─▒n─▒ s├Âyleyeyim…ÔÇŁ ─░├žkimi yudumluyorum, birden kafam kar─▒┼čt─▒, ne… ne… demek… ┼ču kadar─▒? ÔÇťHi├ž.ÔÇŁ Courtney bir tekme daha yemekten korkarak i├žini ├žekiyor. ÔÇťPatrick’inki yirmi bin dolara geldi.ÔÇŁ Can s─▒k─▒nt─▒s─▒ndan ├ž─▒ld─▒racak raddelerde, k├╝├ž├╝k bir m─▒s─▒r ekme─či par├žas─▒n─▒ didiklemekte. Ona ├Âl├╝mc├╝l bir bak─▒┼č f─▒rlat─▒p, t─▒slamamaya ├žal─▒┼čarak, ─▒─▒h, hay─▒r, Courtney, elliye; diyorum. Bak─▒┼člar─▒n─▒, parmaklar─▒n─▒n aras─▒nda ufalamakta oldu─ču m─▒s─▒r ekme─činden yava┼č├ža kald─▒rarak o lityum sarho┼ču haline ra─čmen, bana ├Âyle k├Ât├╝ bir bak─▒┼čla bak─▒yor ki, otomatikman t─▒rs─▒yorum, Onica’n─▒n bana asl─▒nda sadece on iki bin dolara mal oldu─čunu Anne ile Scott’a ├žakt─▒rm─▒yor neyse ki. Ama Courtney’in ├╝rk├╝t├╝c├╝ bak─▒┼č─▒ -ger├ži a┼č─▒r─▒ tepki g├Âstermi┼č olabilirim; o belki de onaylamayan g├Âzlerle s├╝tunlardaki desenlere, jaluzilere, ban ├žepe├ževre saran mor lalelerle dolu. Montigo vazolara bak─▒yor-dur- bir Onica sat─▒n alma prosed├╝r├╝ ├╝zerine uzun uzad─▒ya a├ž─▒klamalarda bulunamayacak kadar korkutuyor beni. Kolayca yorumlayabilece─čim bir bak─▒┼č bu. Uyar─▒yor: Bana hele bir daha tekme at,…

Transit / Anna Seghers
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

Transit Transit’ten… Tam bu anda a─čz─▒ a├ž─▒k kal─▒verdi ve bak─▒┼člar─▒ ├žitin ├Âtesine dikiliverdi. D├Ân├╝p bakt─▒m ve g├Ârd├╝m, hay─▒r hay─▒r, duydum. ├ľnce g├Ârd├╝─č├╝m├╝ m├╝, yoksa duydu─čumu mu kestiremiyece─čim. Belki ikisi de bir andayd─▒. Mot├Âr├╝ ├žal─▒┼čt─▒r─▒lma─ča ba┼člam─▒┼č kamyonun sesi motosikletlerin g├╝r├╝lt├╝s├╝n├╝ bast─▒rm─▒┼čt─▒, belki! ├çitin. arkas─▒nda motosikletli iki ki┼či duruyordu ve sepetlerinde iki┼čer insan vard─▒. Haki renk ├╝niformal─▒yd─▒lar. Adamlardan birinin Almanca: ┬źHay bok can─▒na olsun, yeni kay─▒┼č da ┼čimdi koptu!┬╗ dedi─čini duydum. Almanlar ├ž─▒kagelmi┼člerdi! Bana yeti┼čmi┼člerdi. Almanlar─▒n var─▒┼č─▒n─▒ kafamda nas─▒l canland─▒rm─▒┼č oldu─čumu bilemiyorum. G├Âkg├╝r├╝lt├╝s├╝ ve yer sars─▒nt─▒s─▒ gibi bir ┼čey sanm─▒┼čt─▒m, belki! Fakat ├Ânce hi├ž bir olay ge├žmedi, ├žitin arkas─▒na iki motosiklet geldi. Ne var ki tesiri, kafamdaki kadar b├╝y├╝k, hatta belki daha da b├╝y├╝k oldu. Uyu┼čup kalm─▒┼čt─▒m, oldu─čum yerde. G├Âmle─čim s─▒rs─▒klam olmu┼čtu, bir anda. ─░lk kamptan ka├žarken, hatta u├žak sald─▒r─▒lar─▒ alt─▒nda cephane bo┼čalt─▒rken hissetmedi─čim bir duygu vard─▒ i├žimde. ├ľmr├╝mde ilk olarak ├Âl├╝m korkusu duymaktayd─▒m. Biraz daha katlanman─▒z─▒, dilerim. As─▒l konuya ge├žece─čim az sonra. Anl─▒yorsunuz, belki de! Birine anlatmal─▒ her┼čeyi s─▒ras─▒yla, eninde sonunda. Neden ├Âylesine korkmu┼č oldu─čumu bug├╝n kendime bile a├ž─▒klayam─▒yorum. Kimli─čimin anla┼č─▒lmas─▒ndan m─▒? Kur┼čuna dizilmekten mi? Doklarda ├žal─▒┼č─▒rken de b├Âylesine usulca yokolabilirdim. Almanya’ya geri g├Ânderilmekten mi? ─░┼čkenceyle yava┼č yava┼č ├Âld├╝r├╝lmekten mi? Ren’i yazerek ge├žerken de bu d├╝┼č├╝nceye kap─▒lm─▒┼čt─▒m. Hem ben, s─▒k─▒┼č─▒k durumda…

├ľd├╝l / Anna Seghers
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

├ľd├╝l ├ľd├╝l’den… Tarladan en son Bastian d├Ând├╝. ├çitin kap─▒s─▒n─▒ kapad─▒, ├žapan─▒n ├žamurunu kaz─▒yarak odunluktaki yerine koydu, tulumbada elini y├╝z├╝n├╝ y─▒kad─▒. Y├╝z├╝ h├ól├ó yere d├Ân├╝kt├╝, y├╝zlerce kez e─čilip kalkmaktan s─▒rt─▒ kamburla┼čt─▒─č─▒ndan omuzlar─▒ d├╝┼č├╝kt├╝. Evin ├Ân├╝ne geldi─činde son bir kez daha e─čildi. Dora’n─▒n sepetinden d├╝┼čen iki patatesi almak istemi┼čti. Ba┼č─▒ d├Ând├╝. Bir an i├žin ellerini dayamasa yere kapaklanacakt─▒. ─░┼čte o an s─▒rt─▒nda korkun├ž bir y├╝k duydu. Hemen ard─▒nda duran ├Âl├╝m, ellerini kald─▒rm─▒┼č, hafif bir y├╝k daha y├╝klemek i├žin bekliyordu. Bu, adam─▒n sonu olurdu. Yerden g├╝├ž alarak tam zaman─▒nda kalkt─▒ ve inleyerek do─čruldu. Sol eliyle patatesleri tutarken sa─č eliyle kap─▒n─▒n s├╝rmesini kavrad─▒. Kap─▒n─▒n tam kar┼č─▒s─▒nda, yemek masas─▒n─▒n ard─▒nda kad─▒n oturuyordu. Yan─▒ndaki s─▒ran─▒n ├╝st├╝nde, b├╝y├╝kten k├╝├ž├╝─če d├Ârt ├žocuk s─▒ralanm─▒┼čt─▒. Kad─▒n be┼činciyi kuca─č─▒na alm─▒┼čt─▒. Y├╝zleri, tabaklardan ├ž─▒kan buhar─▒n ard─▒nda kaybolmu┼čtu. Yemeklerin kokusunu duyan k├Âyl├╝n├╝n bir kez daha ba┼č─▒ d├Ând├╝. Ama ba┼č d├Ânmesi bu kez o kadar g├╝├žl├╝ de─čildi. A├žl─▒ktan midesi kazm─▒yordu. ┼×imdi tek bir iste─či vard─▒; yeme─če sald─▒rmak .ba┼č─▒n─▒ taba─ča g├Âmmek.. Masan─▒n ├Âb├╝r kenar─▒ndaki tek sandalyeye, kendi sandalyesine yakla┼čt─▒. Yemek buhar─▒na yakla┼čt─▒k├ža y├╝rek at─▒┼člar─▒ h─▒zland─▒. Yine de her zaman korudu─ču d├╝zenle, yerine oturdu. Ba┼č ve i┼čaret parma─č─▒yla sakal─▒n─▒ kar─▒┼čt─▒rd─▒. ├çocuklar onu sab─▒rs─▒zl─▒kla izliyorlard─▒, burun delikleri bir a├ž─▒l─▒p bir kapan─▒yor, elleriyle tabaklar─▒n─▒ kapamaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Duan─▒n ilk…

G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma / Anja Meulenbelt
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma’dan… ─░lk foto─črafta bir lavabonun ├Ân├╝nde duruyorsun, ├ž─▒plaks─▒n. Otel penceresindeki tozlarda k─▒r─▒lan sabah ─▒┼č─▒─č─▒, sen t─▒ra┼č olurken teninde desenler ├žiziyor. S─▒rt─▒ndaki ve bacaklar─▒ndaki k─▒llar p─▒r─▒ld─▒yor. Sol tarafla, a┼ča─č─▒da b├╝y├╝k yata─č─▒n u├žuk pembe ├Ârt├╝s├╝ belli belirsiz se├žiliyor. Foto─čraf─▒ ben ├žektim. Ama varl─▒─č─▒m yaln─▒zca aynan─▒n yan─▒nda duran Eau Sauvage ┼či┼česinden fark ediliyor. ┼×i┼čeyi yan─▒ma alm─▒┼čt─▒m, ama bir keresinde DorianÔÇÖa da ayn─▒ parf├╝m├╝ hediye etti─čini ├Â─črenince kullanmad─▒m. ├ľb├╝r sevgilin gibi kokmak istemedim. Foto─črafa bakt─▒─č─▒mda duyabildiklerim, uyanan VenedikÔÇÖin g├╝r├╝lt├╝leri, ilk turistlerin sesleri ve suyun yumu┼čak ┼č─▒p─▒rt─▒s─▒. ─░kinci foto─čraf renkli de─čil. Siyah pantolonun ve beyaz g├Âmle─činle bana do─čru gelirken seni g├Âsteriyor. Eski Yahudi mahallesi Gelto NuovoÔÇÖnun dar, y├╝ksek evlerinin g├Âlgesinde hareket ediyorsun. ├çevren bombo┼č. ├ľ─čle zaman─▒, fazla turist gelen bir yer de─čil. Keskin ─▒┼č─▒k, g├╝ne┼čin alt─▒ndaki al─▒nl─▒klar─▒ solgunla┼čt─▒r─▒yor ve zamanla da─č─▒lmaya ba┼člayan b├╝y├╝k ta┼č plakalar ├╝zerinde konturlar─▒n─▒ ├žizdikten sonra pul pul kalkan renklerin ve ufalanan ta┼člar─▒n ├╝zerinden kay─▒p gidiyor. Solda yukar─▒da g├Âr├╝nen k├╝├ž├╝k tabelan─▒n ├╝zerinde Banco Rosso yaz─▒yor. Bu foto─črafta uzaklara gitmi┼č, d├╝┼č├╝ncelere dalm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yorsun. Bu ├Â─čle sonras─▒nda darac─▒k sokaklar─▒, evlerin ├╝st ├╝ste y─▒─č─▒lm─▒┼č katlar─▒n─▒, say─▒s─▒z adlar─▒n yaz─▒l─▒ oldu─ču kap─▒lar─▒, k├╝├ž├╝k sinagogu incelerken sessizdik. Foto─črafa bakt─▒─č─▒mda duydu─čum, sessizlik. Suyun ┼č─▒p─▒rt─▒s─▒, g├╝vercinlerin gurultusu ve bir topu duvara f─▒rlatan ├žocuklar─▒n sesleri bile…

K─▒┼č Yolculu─ču / Amelie Nothomb
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

K─▒┼č Yolculu─ču K─▒┼č Yolculu─ču’ndan… NEFRET. S├Âz a─č─▒zdan ├ž─▒kt─▒. Benim m├╝dahalemle birka├ž saat i├žinde bir u├žak havada patlayacak. Ald─▒─č─▒m t├╝m ├Ânlemlere ra─čmen ├Âlenlerin say─▒s─▒ y├╝zden az olmayacak. Masum kurbanlar. Bunu alay etmek i├žin s├Âylemiyorum. Ba┼čkalar─▒n─▒n duydu─ču nefreti ben ne hakla ay─▒playabilirim? Ben bir ter├Ârist de─čilim. Bunu kendi ad─▒ma belirtmeliyim. Ter├Ârist bir hak iddias─▒yla eyleme ge├žer. Benimse hi├žbir hak iddiam yok. Nefretine bir bahane arayan o serserilerden farkl─▒ oldu─čum i├žin mutsuz de─čilim. Nefretten nefret ediyorum ama nefret duymaktan da kendimi alam─▒yorum. Bir ─▒s─▒r─▒kla kana kar─▒┼čan ve iliklerine kadar n├╝fuz eden bu zehri iyi tan─▒yorum. ┼×u s─▒rada haz─▒rland─▒─č─▒m eylem bunun en kat─▒ks─▒z ifadesi. Bu eylem ter├Ârizm ad─▒na olsayd─▒ nefretime ulusalc─▒, politik veya dini bir k─▒l─▒f uydururdum. Namuslu bir canavar oldu─čumu s├Âyleyebilirim: Nefretime bir neden, bir ama├ž veya y├╝ce hedefler tayin etmek istemiyorum. Bir tahrip tertibat─▒n─▒ herhangi bir gerek├žeyle s├╝slemek beni tiksindiriyor. Troya’dan beri herkes ┼čunun fark─▒nda: ├ľld├╝rmek i├žin ├Âld├╝r├╝l├╝r, yakmak i├žin yak─▒l─▒r ve sonradan bunu me┼črula┼čt─▒rmakla u─čra┼č─▒lmaz. Kimse bunlar─▒ okuyamayaca─č─▒ i├žin kendimi onaylamaya ├žal─▒┼čm─▒yorum, sadece baz─▒ ┼čeyleri a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturmak istiyorum: ─░┼čleyece─čim su├žu ├Ânceden tasarlam─▒┼č olsam da bu, y├╝zde y├╝z itkisel. Nefretimin safl─▒─č─▒n─▒ korumak, onun s├Ânmesine izin vermemek ve unutmu┼č gibi yaparak ├ž├╝r├╝meye terk etmemek bana yetti. ├ľld├╝kten sonra, olmad─▒─č─▒m biri gibi nitelenmek ve…

Moskova ├ľnlerinde / Aleksandr Aleksandrovi├ž Bek
Yabanc─▒ Edebiyat / 12 A─čustos 2018

Moskova ├ľnlerinde Moskova ├ľnlerinde’den… PanfilovÔÇÖun emri gere─čince ┼×ilovÔÇÖla iki tabur aras─▒ndaki yeri gezindik. Her yan─▒ inceledik. Planl─▒ ve e┼čg├╝d├╝ml├╝ olacak manevralar konusunda fikirbirli─čine vard─▒k, dost├ža yard─▒mlar hakk─▒nda konu┼čtuk. Y├╝zba┼č─▒dan ayr─▒lmam─▒z─▒n ard─▒ndan, ─▒rmak kenar─▒ndan kararg├óha gelirken, uykusuz ve ezici kayg─▒larla ya┼čanan bir geceyi, PanfilovÔÇÖla konu┼čmam─▒z─▒n verdi─či asabi gerginli─či bir rahatlama olarak alg─▒lad─▒─č─▒m─▒ ┼ča┼čk─▒nl─▒kla fark ettim. Gelirken oldu─ču gibi a─č─▒rl─▒─č─▒m─▒ b├╝t├╝n├╝yle eyere vermiyor ta┼č─▒nmas─▒ g├╝├ž d├╝┼č├╝ncelerle ezilmiyordum. Lisanka bile daha hafif ko┼čar gibiydi… Etraf sakindi. Ne yak─▒n ne de uzak silah sesleri duyuluyordu. Bug├╝n, -on yedi kas─▒m- her ┼čeyi bir sessizlik kaplam─▒┼čt─▒. AlmanlarÔÇÖ─▒n d├╝n tanklar─▒ kullanarak ger├žekle┼čtirdikleri yarma harek├ót─▒ solumuzda kalan alanda, ┼čiddetli ├žarp─▒┼čmalar─▒n ya┼čand─▒─č─▒ alanda da ├ž─▒t ├ž─▒km─▒yordu. ┼×imdi dahi o sakinlik akl─▒mdan ├ž─▒km─▒yor. K├Âm├╝rm├╝┼čcesine kapkara g├Âr├╝nen g├Âky├╝z├╝n├╝ unutam─▒yorum. Batak ├žimenli─či, ufak su birikintilerini, siper haz─▒rlayan askerlerin k├╝rekleriyle bo┼čaltt─▒klar─▒ sar─▒ms─▒ killi Moskova ├Ân├╝ topraklar─▒n─▒ unutam─▒yorum. Panfilov. bu topraklara az ├Ânce dikkatimi ├žekmi┼čti. Onlar ate┼č yuvalar─▒m─▒z─▒ ele veriyordu. Derhal kaybedilmeleri gerekiyordu. Ama o anda. bu i┼č insan─▒n sinir sistemini zedeleyen o ─▒ss─▒zl─▒kta onlar─▒, bu kabaran toprak y─▒─č─▒n─▒n─▒ g├Âr├╝p, an─▒lar─▒ma adeta nak┼čediyordum. Irma─č─▒n di─čer k─▒y─▒s─▒nda, ormanda g├Âr├╝nmez olan yol se├žiliyordu. Kenardan t─▒rman─▒yor, ├╝zerindeki telgraf direkleriyle bir hat bi├žiminde taburun yerle┼čti─či kenar─▒ b├Âl├╝yordu. Ya─čmurun koyult-tu─ču k├Ây konutlar─▒n─▒n, kilise yak─▒n─▒ndan ge├žerek, d├╝┼čmana hedef olup MoskovaÔÇÖya…

Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 2 A─čustos 2018

Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi’nden… Bir insan i├žin bir ba┼čka insan─▒ derinli─čine tan─▒mak olas─▒ m─▒d─▒r? Birini ger├žekten tan─▒mak, hem zaman hem de i├žtenlikle harcanacak ├žaba ister, ama gene de ├Âz├╝ne ne derece yakla┼č─▒labilir ki? Hukuk b├╝rosundan ayr─▒l─▒┼č─▒mdan yakla┼č─▒k bir hafta sonra bu soruyu kendime ciddi ciddi sormaya ba┼člad─▒m. O zamana de─čin bu t├╝rden bir ku┼čku akl─▒m─▒n ucundan bile ge├žmemi┼čti. Neden? Belki de ya┼čam─▒m─▒ kurma i┼čine o derece dalm─▒┼čt─▒m ki, temel sorular─▒ kendime sormaya zaman bulamam─▒┼čt─▒m. D├╝nyada ge├žen ├Ânemli olaylar─▒n ├žo─ču gibi benim de geni┼č ara┼čt─▒rmalar─▒m─▒n k├Âkeninde son derece ├Ânemsiz bir ayr─▒nt─▒ vard─▒. Kumiko, alelacele yapt─▒─č─▒ bir kahvalt─▒n─▒n ard─▒ndan tela┼čla i┼čine gitmi┼čti; ben de bula┼č─▒klar─▒ makineye t─▒km─▒┼č, yata─č─▒ toplam─▒┼č, evi s├╝p├╝rm├╝┼čt├╝m. Sonra, verandaya, kedinin yan─▒na oturup gazetedeki i┼č ilanlar─▒na ve ucuzluk reklamlar─▒na bir g├Âz gezdirmi┼čtim. ├ľ─čleyin kendime ayak├╝st├╝ bir yemek haz─▒rlam─▒┼č, sonra da ak┼čam yeme─či i├žin al─▒┼čveri┼če, s├╝permarkete gitmi┼č ve ├žama┼č─▒r deterjan─▒ndan ba┼čka, “indirim” reyonundan k├ó─č─▒t mendil ile tuvalet k├ó─č─▒d─▒ alm─▒┼čt─▒m. Sonra da eve gelip yeme─či haz─▒rlam─▒┼č, ard─▒ndan da elimde bir kitapla kanepeye y─▒─č─▒l─▒p kar─▒m─▒n d├Ân├╝┼č├╝n├╝ beklemeye ba┼člam─▒┼čt─▒m. ─░┼čsiz kalal─▒ uzun zaman olmam─▒┼čt─▒, bu y├╝zden, bu yeni ya┼čam bi├žimini olduk├ža huzurlu buluyordum. Art─▒k i┼če gitmek i├žin t─▒kl─▒m t─▒kl─▒m metrolara binmeme ve istemedi─čim insanlar─▒ g├Ârmeme gerek kalmam─▒┼čt─▒. Ve hepsinden g├╝zeli, istedi─čim kitaplar─▒ istedi─čim…